HEMŞİRELERİN İLETİŞİM BECERİLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN BELİRLENMESİ (Tez Önerisi Örneği)

Problemin Tanımı ve Önemi

Günümüzde teknolojik, sosyal ve ekonomik hayatta yaşanan değişim ve gelişmeler dikkate alındığında, bireylerin sağlık hizmetlerine olan gereksinimlerini arttırmaktadır. İnsanların sağlıklı ve güvenli çevrede yaşama isteği, yaşam hakkının korunması, sağlıklı olma ve ihtiyaç durumunda nitelikli sağlık hizmeti alması son derece önemlidir. İletişim becerileri yüksek olan sağlık çalışanları, insan ve toplum yaşamı için son derece önemli sağlık hizmetlerinin üretimi ve sunumunda etkili olacaktır.

Bu çalışma Tez Danışmanlık Ofisi www.tezofisi.com tarafından hazırlanmış örnek yüksek lisans tez önerilerinden biridir. Bu çalışmanın aşağıdaki tüm içeriği tezofisi.com tarafından hazırlanmış olup kullanım hakları tezofisi.com a aittir. Haricinde izinsiz kullanılamaz.

Sağlık personeli arasındaki iletişim sürecinde ortaya çıkabilecek olası problemler, öncelikle incelenmesi gereken durumların başında gelmektedir. Örgüt içi iletişim eksikliklerinin giderilmesi, bireylerin karşılıklı olarak birbirlerini anlayabilmeleri ve dinamik, verimli, kaliteli hizmet üretebilmeleri açısından önem arz etmektedir. Yoğun çalışma temposu ve iş yükü altında yeterince stresli olan sağlık çalışanları hasta ve hasta yakınlarıyla mesai boyunca temas halindedir. Kaliteli sağlık hizmetlerinin verilmesi ve insanlarla sağlıklı ilişkilerin kurulabilmesi için iletişimin güçlü olması gerekir.

Hemşireler her durumdaki yardıma ihtiyacı olan hastaların yaşam konforlarını en üst seviyeye ulaştırmak ve ihtiyaçlarını kendi başlarına sağlayabilmeleri için gereken yardımı yapmakta elinden gelen bütün olanakları hastaya vermekte, bazen duyguları ön plana çıkmakta aslında etik olmayan bu davranış bazı durumlarda hasta arasındaki bağı kuvvetlendirir. Hemşirenin diğer sağlık ekibi ile olan ilişkileri hasta ile olan ilişkilerini de etkilemekte, onlardan alacağı bilgilerle hastaya ne açıdan yaklaşacağı ve nasıl yön vereceğini belirler (Velioğlu, 1983).

Sağlıkta iletişim için değişik metotlar kullanılmakta, çoğunlukla yazılı ve sözel raporlar verilmektedir. Bireyler hakkında en doğru iletişimi yazılı tutulan raporlar sağlamakta, hataları minimum düzeye indirmektedir. Hastalar hakkında alınan yanlış bilgi tedavinin yönünü ve sürecini olumsuz etkilemekte bu nedenle alınan bilgiler tam ve eksiksiz olmalı belirli nedenlere bağlı olmalı, bilgilerin doğruluğu ve bütünlüğü birbirini tamamlamalıdır. Hastaya veya aileye ulaşmak için etkili bir iletişim önemlidir (Güler, 2000).

Kişi hastaneye giriş yaptı andan itibaren huzursuzluk ve panik halinde olduğu için gergin davranışlar sergilemektedir. Sadece hasta değil hasta yakınlarında da gözlenen panik karşısında, ilk olarak hastaya verilecek sağlık hizmeti hakkında gerekli bilgi verilerek rahatlaması ve güvende olduğu hissi verilmelidir. Yaşadığı kaygı, neden orada olduğunu, kendine neler yapılacağını bilmediği için saldırgan davranışlar sergilemesine neden olmaktadır. Özgürlüğünün yok olduğunu ve bir daha eski sağlığını elde edemeyeceği düşüncesi duygu durum bozukluklarına neden olmaktadır. Bu durum hastaya verilen hizmet kalitesinin düşürmektedir. Uyum bozukluğu ve yaşadığı panik diğer hastalarında huzursuzluk içine düşmesine sebep olmaktadır. Verilecek kaliteli iletişimle hastanın rahatlaması, güvenli ortamda olduğu, kullanılacak araç ve gereçlerin kalitesi hakkında bilgilendirilmelidir. Ziyaretçilerinin belirli aralıklarda gelebileceği ifade edilerek yalnızlık duygusuna kapılmaması sağlanmalıdır. Personel ve hasta arasındaki denge etkili iletişim ile sağlanmalıdır.

İletişimin anlamı ve önemi, bireyin normal yaşadığı çevreden ayrıldığı, psikolojik olarak kendisini hassas hissettiği ortamlarda daha fazla artar. Bununla birlikte bazı özel durumları olan hastalara tedavi ve bakım uygularken iletişimin sağlıklı gerçekleştirilmesi, empatinin sağlanması hemşirelik bakımının etkinliğini değiştirecektir. Bu yüzden özel durumu olan hastalara bakım verirken çok daha dikkatli olunması gerekir. Hemşirelik, günün 24 saatinde hizmet sunan bir meslek olması ve hemşirenin hastaya diğer sağlık ekibi üyelerinden daha yakın konumda bulunması hemşireye bazı ek sorumluluklar yüklemektedir (Bezmez ve Yaylalı 1987).

Sağlıkta bazen tedavi edici özelliği olmayan tam aksine hasta ile iletişimi engelleyen durumlar yaşanmakta hasta bu durumda kendini değersiz olarak görmektedir. Bazen hemşire hastanın içinde bulunduğu zor durumu önemsemiyormuş gibi bir davranış sergilemekte bu durum hasta ile iletişimin tamamen kopmasına sebep olmaktadır. Hasta bu belirsizlik içinde kaygılar yaşamaktadır. Kendini değersiz hissettiği için hemşire ile paylaşımı bitirebilir. Net açıklamalar alamadığı için belki de önemli bir hastalığı olmadığı halde bu durumu büyüterek içinden çıkılmaz sorun haline getirebilir. Panik ve korkular yaşayan hasta ve yakınları net cevaplar alabilmek için sürekli hemşireye sorular sorma ihtiyacı duyar, kişiler arasında güvensizlik olduğu için ikna etmek zorlaşabilir.

İnsanlar arası ilişkiye dayalı mesleklerden biri olan hemşirelik bütünüyle iletişim becerisine bağlıdır. Hemşireliğin temel işlevi yardım etmek olarak tanımlanmaktadır. Hemşirelik mesleği, yardım edici iletişim kullanarak bireylerin gereksinimlerini belirleyen, uygun bakımları planlayan ve bireylerin sorunlarıyla baş edebilecek güce sahip olmalarına yardımcı olan bir meslek grubu olup kişilerarası süreç üzerine temellenmiştir (Uyer, 1998). Yardım edici iletişim kurabilmek için bireyin kendi değerlerini, duygularını sorumluluklarını tanıması kullandığı iletişim yöntemlerinin farkında olması ve iletişimi kolaylaştıran teknikleri bilmesi gereklidir (Üstün, 2005).

Hemşire sürekli hasta bireyler ve onların aileleri, meslektaşları, diğer sağlık profesyonelleri ve toplumun diğer üyeleri ile iletişim halindedir. Hemşirelerin öncelikle hasta bireyi ve ailesini anlama, hasta birey için bakım gereksinimlerini belirleyip karşılama ve kendini iyi hissetmesini sağlamak gibi temel görevlere sahiptir. Bu nedenle hemşirelik sürecin gelişmesinde ve etkinliğinde iletişim becerilerinin ve empatinin etkin kullanılması kritik bir öneme sahiptir (Korkut, 1996; Üstün, 2005). Hemşirelik bakım sürecinin etkinliği hemşirenin diğer bireylerle etkin iletişim kurma yeteneğine bağlıdır. Hemşirenin etkin bir şekilde iletişim becerilerini kullanması hastaların hastalık ve tedaviye uyumuna, motivasyonun artması, iyileşme sürecinin hızlanmasına ve hizmetten memnuniyetin düzeylerinin artması olanak sağlamaktadır (Evans et al. 1998).

Dolayısıyla hemşirenin hastaya ulaşabilmesi için elindeki en önemli araçlardan biri iletişim bilgisidir. Hemşireler sosyal iletişimde doğal olarak başarılı olmalarına karşın, insanlarla etkileşimlerini çözümlemeyi öğrenmek ve bu becerilerini hemşirelik bakımının geliştirilmesinde kullanmak zorundadırlar. Hemşirelikte iletişim becerilerinin doğal olarak var olduğu düşünülmemelidir. Hastaların fiziksel veya psikolojik iletişim sorunları olduğunda onlarla en yararlı biçimde iletişim kurmak bilgi ve beceri gerektirir. Hastalar; öneri, güvence, danışma veya sosyal ilişkiler gibi farklı konularda iletişime ihtiyaç duyabilirler. Hemşirenin bu ihtiyaçları ne derecede karşılayabileceği onun iletişim becerisine ve deneyimine bağlıdır (Özaltın, 1998).

Hastalarla iletişimde kendine güvendeki eksiklik de, hastalarla iletişimden kaçınmaya sebebiyet verebilecek ve bu yüzden de sağlık hizmeti profesyonellerinin hastaların endişeleri konusunda yeterince bilgilendirilmemesine yol açabilecek başka bir problemdir (Langewitz et al. 1998: 274).

İlgili literatür incelendiğinde hemşirelerin gerek hastalarla gerekse hekimlerle iletişim yetersizliğinden dolayı zaman zaman sorunlar yaşadığı görülmektedir (Tjia et al. 2009). Hasta bakımının kalitesini artırmak ve hasta memnuniyetini geliştirmek öncelikle hemşireler ve personel arasındaki iletişim becerilerini geliştirmek ile mümkün olmaktadır. Araştırmalara göre hekim ve hemşireler arasındaki yıkıcı davranışların ve zayıf iletişimin hasta güvenliğini, hasta ve personel memnuniyeti ile bakım kalitesini de etkilemektedir (Quisling, 2009). Ayrıca bakım odaklı etkili iletişimin hasta bakımına olumlu yönde yansıdığıdır. Yapılan araştırmada pozitif hemşire-hasta iletişiminin yaşam kalitesi ve hastaların iyiliği için çok önemli olmasına karşın hastaların bu etkileşimden memnun kalmadığı ve hemşirelerin ek eğitimine ihtiyaç duyulduğu belirtilmektedir (Boscart, 2009). Hasta ile işbirliği yaparak tedavisine katılımını sağlamak için iletişim gereklidir. Bu duruma dikkat çekmek için hasta bakımında iletişimin önemini vurgulayan çalışmalar vardır (Collins, 2009). Hemşirenin iletişim becerilerini değerlendirmek için yapılan bir araştırmada, hasta ile işbirliğine girerek etkili bakım verebilmek amacıyla hastaları yakından tanımanın önemli olduğu vurgulanmıştır (Tutuk ve Doğan, 2002).

Yine benzer şekilde hemodiyaliz hastalarıyla diyaliz sırasında iletişim kurularak bakım desteği sağlamada etkili iletişimin önemine dikkat çekilmiş ve hemşirelerde farkındalığı arttırmak için çalışmalar yapılmıştır (Moran et al. 2009). Hastalık ve hastaneye yatma hasta birey ve yakınları için önemli yaşam deneyimlerindendir. Bu süreçte hastaya etkin bakım verebilmek, yakınlarına gerekli desteği sağlayabilmek etkin iletişim becerisi ile mümkün olacaktır.

Hemşirelik mesleğinde etkili iletişim becerisinin yanında duygu kontrolü ve duyguları yönlendirebilme becerisi de gereklidir (Thompson, 2009). Bunun için ilk önce kendi duygularını ve kendilerine ilişkin eksikliklerini fark edebilmeleri yani kişilik özelliklerini tanımaları gerekmektedir. Çalışma ortamında da iletişimin nasıl etkili kullanılabileceğine ilişkin açık bilgilere ihtiyaç duyulmaktadır (Wink, 2009).

Hasta ile tanışmak, öykü almak, tanı koymak, tedavisine karar vermek, uygulamak, bakıma yön vermek ve etkinliğini artırmak için iletişimin önemi büyüktür. İletişim tedavide önemli bir bakım aracıdır. Yaşamın her döneminde var olan, ancak hastalık durumunda daha da önem kazanan iletişim becerisi tüm sağlık çalışanlarınca bilinmesi ve hasta bireyle ilk karşılaşmadan itibaren dikkate alınması gereken bir beceridir. Bu nedenle hastanın gereksinmelerinin saptanmasında zaman zaman sorunlar yaşanmaktadır. Bu sorunların giderilmesinde de iletişim becerisi önemlidir (Babadağlı vd. 2006; Bowles et al. 2001; Özcan, 1996). Sağlık çalışanlarının hastalarla kurulan iletişimde yaşanan güçlükler, iletişim becerilerine etki eden faktörlerin birlikte değerlendirilmesi konusunu gündeme getirmektedir. Dolayısıyla iletişime etki eden faktörlerin birlikte değerlendirilmesi bu araştırmanın yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu çalışma ile toplumun bu konudaki ihtiyacına dikkat çekilmek istenmiştir. Ayrıca hemşirelerin iletişim becerilerini etkileyen faktörlerin tespitine yönelik çalışmaların az sayıda olması nedeniyle literatüre yeni bir kaynak kazandırmak ve ilgili alanda yapılacak diğer araştırmalara katkıda bulunmak hedeflenmiştir. Bu bağlamda, sağlık çalışanı olarak hemşirelerin iletişim becerileri ve bu becerileri etkileyen faktörlerin neler olduğunun belirlenmesi araştırmanın ana problemini oluşturmaktadır.

Araştırmanın Amacı

Temel iletişimin sağlanabilmesi açısından iletişim becerileri, bireyin gönderdiği mesajları doğru olarak kodlaması ve iletmesi, alınan iletileri hatasız şekilde anlam kazandırmasına yarayan etkili tepki verme ve etkin dinleme becerilerinin tümü olarak değerlendirilmektedir (Çetinkaya ve Alparslan, 2011) İletişim etkinliği açısından iletişim becerileri özellikle karşı tarafın doğru anlaşılması, duygu ve düşüncelerde empati duygusu ile karşı tarafın gözüyle olayların değerlendirilebilmesi önemlidir. Ayrıca bireylerin olumsuz davranışlarını değiştirerek insanlara olan yaklaşımlarına farklı ve geniş bir vizyon katmak temel iletişim becerilerinin esas işlevidir (Oskay, 2005).

Sağlık kuruluşlarında iletişimin önemi genel olarak bilinen bir gerçek olmakla birlikte, verilen hizmetlerde iletişimde sorunlar da yaşanabilmektedir. Konuya kendi ülkemiz açısından bakıldığında, sağlık hizmetleri sunanların kendi aralarında önemli iletişim sorunları yaşadıkları kabul edilmekle beraber iletişimin tarafları birbirlerine nedensel yükleme aracılığı ile suçlamalarda bulunmakta ve problemlerin kaynağına ulaşılamamaktadır. İletişim olgusunun tek taraflı gerçekleşmesi neticesinde kişilerde empatik duygular da gelişememekte ya da bilginin kişilerarası ve örgüt içindeki akışı farklılaşarak yanlış anlamalara neden olmaktadır (Karagöz, 2012). Kişilerin karşılıklı iletişiminin ihmali veya farklı kanallarla bilgi sağlaması, bilgi güvenilirliği ve hızı bakımından birtakım sorunlara da yol açabilmektedir. Bu yönden iletişimin kişisel etmenler dışında çevresel olanlara da maruz kaldığı göz önünde bulundurulmalıdır.

Sağlık hizmetlerinin temelinde insan odaklı bir anlayış yer alır bu nedenle sağlık çalışanlarının kişilerle yüz yüze iletişimde bulunması, beklenen iyileşmenin sağlanabilmesi açısından önemlidir (Okay, 2012).  Etkili iletişim becerileri özel yeteneğin yanında geliştirilebilir bir özellik taşımaktadır. Sağlık personeli bir yandan sözel ve sözel olmayan iletişim yoluyla bireyin yaşadıklarını anlamaya çalışırken, diğer yandan kendini doğru ifade edebilmeli, bir bakım verici olarak bakımı alan kişi ile etkin iletişim kurabilmelidir (Sur ve Palteki, 2013). Yapılan çalışmalar, sağlık çalışanlarının bireylerarası ilişki ve iletişim becerisi geliştirmesinin kişilerin verilen hizmetten memnun kalması, iyileşme yönünde çaba göstererek motivasyonlarının artması gibi pozitif etkiler oluşturduğunu göstermektedir (Okay, 2012).

Sağlık, birey açısından fiziksel ve ruhsal olarak iyilik halinde olmayı, sağlık çalışanları açısından öncelikle birey ve toplumun sağlığını korumayı ve genel sağlık seviyesinin geliştirilmesi, hastalık, sakatlık durumlarında ise iyileştirmeyi, bu mümkün olmadığında ise bireyin bir başkasına ihtiyaç duymadan olağan yaşamını sürdürmeyi hedeflerken, ülke açısından ise gelişmişlik, mevcut kısıtlı kaynakların etkili ve adil dağılımını ve ülke sınırları içindeki sağlıklı toplumu ifade etmektedir (Tabak, 2003). Sağlık yaşam kalitesinin korunması, yaşamın sürdürülebilirliği için en temel ve vazgeçilemez unsur olarak son derece önemlidir.

Sağlık iletişiminde bireylerin sorunlarının belirlenmesi ve iletişim sayesinde bireylere hangi hizmetin sağlanacağı planlanmaktadır. Kişilere iletilmek istenen mesajların doğru kanallarla aynı mesajın algılanabileceği biçimde geliştirilmesi temel alınarak, bunların seçilmesi, topluma sunulması ve neticede de toplumda nasıl bir etki bırakacağı belirlenmektedir (Çınarlı, 2008). Bireylerin iletişim stratejilerine karşı gösterdiği davranışların değerlendirilerek olumlu sağlık çıktılarının oluşturulması toplum sağlık düzeyinin geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Günümüzde hastalarla iletişimde görsel iletişim rehberleri de kullanılmaktadır. Bu tür iletişimde hastalar kendilerini daha iyi ifade edebilmekte ve görsel açıdan kendi durumlarını daha açık ve kolay algılayabilmektedirler (Ertürk-Yavuz ve Gürsoy, 2017).

Sağlık hizmetlerinde kalite kavramı da hastaların sıkıntılarını doğru ve eksiksiz bir biçimde anlayabilmekten geçmektedir. Hasta ihtiyaçlarının giderilmesinde empatik bir tutumla hasta memnuniyeti ve bu doğrultuda sağlık düzeyinin yükselmesi gibi olumlu sağlık çıktıları elde edilebilmektedir. Hastalar, kendilerine değer verildiğini anladıklarında, içsel olarak sağlık çalışanlarına daha yakın hissetmektedirler. Kendisine yakın gördükleri hemşirelerle daha rahat bir şekilde konuşan hastalar, bakımın bireysel amaçlara daha fazla yönelmesini ve daha olumlu bir tedavi sürecini sağlamaktadır (Sözen, 2003). Yapılan iletişim becerileri eğitim programlarında eğitim sonunda hemşirelerin empatik eğilimleri ve iletişim becerilerinde önemli bir artış sağlandığı görülmektedir. Ayrıca hastaya saygı gösterme, yapıcı geribildirimlerde bulunma ve etkili beden dili de etkileyici olmaktadır (Ünal ve Öz, 2008).

Yaşamsal işlevleri teknolojilerle desteklenen hastaların bireysel ihtiyaçları ve beklentilerini karşılamak hemşireler açısından hem kolay hem de zorlayıcıdır. Sözgelimi sedatif durumdaki hastaların günlük bakımlarını sürdürmek kolay olmakla birlikte bilinci yerinde olan hastalarla iletişim kurmak oldukça zordur. Hastaların beklentileri ve taleplerini takip etmek hemşirelerin çok zamanı almaktadır. Hastaların duygudurumlarını anlayarak tepkilerini tanımlayabilmek çok önemlidir. Özellikle yoğun bakımdaki hastalar açısından hastane ortamı yoğun bir anksiyete kaynağı durumunda olduğundan hastalarla kurulan iletişim, onların kendilerini güvende hissetmelerini sağlamakta ve iyileşme sürecini etkilemektedir (Nural ve Alkan, 2015). Hemşireler, hasta güvenliğinin sağlanması ve hataları önlemede kilit role sahiptirler. Tıbbi hataların en önemli sebepleri arasında iletişim yetersizlikleri ve hatalar yer alır. Verilen bakımın kalitesinde yaşamsal öneme sahip olan hasta tesliminde belirsizlik taşımayan, açık bir iletişimin büyük önemi vardır (Demir ve Hotun-Şahin, 2014). Hemşire-hasta ilişkisinin gelişmesinde hemşirelerin hastalarda güven duygusu yaratmaları ve rahat bir mesafe geliştirmeleri gerekir (Halldorsdottir, 2008).

Sağlık çalışanlarında iletişim, bireylerarası ilişkilerin temelini hazırlayan bir unsur olarak ifade edilmektedir. Sağlık hizmetlerinin üretilmesi ve etkili bir şekilde verilmesinde iletişimin rolü vazgeçilmezdir. Sağlık kurumlarında birimler arasındaki bilgi akışının eksiksiz, doğru ve hızlı olması, sağlık hizmetlerinin mükemmelliğe daha fazla yaklaşmasını sağlamaktadır. Örgüt içi iletişimi güçlü olan kurumlarda çalışanların da olumlu bir performans gösterdiği araştırmalar sonucunda tespit edilmiştir (Karagöz, 2012). Bu nedenle sağlık kurumlarında çalışan personelin eğitiminde iletişim becerilerinin geliştirilmesine önem verilmesi gerekir.

Hemşireler ve hastalar arasında iyi iletişim, her bir hastanın bireyselleştirilmiş hemşirelik bakımının başarılı bir sonucu için gereklidir. Ancak bunu başarmak için hemşireler, nezaket, nezaket ve samimiyet gösteren hastalarını anlamalı ve yardım etmelidir. Ayrıca, gerekli gizlilikle iletişim kurmak için hastaya zaman ayırmalı ve bu iletişimin hasta kişiyi çevreleyen kişileri içerdiğini unutmamalıdır, bu nedenle iletişim dili, içinde yer alan herkes tarafından anlaşılmalıdır. İyi iletişim, yalnızca hemşirelerin fiziksel yeteneklerine değil, aynı zamanda eğitim ve deneyime de dayanmaktadır (Kourkouta and Papathanasiou, 2014). Hemşireler genel olarak etkilerinden emin olmamakla birlikte terapötik ilişkiler, belirli koşullar geçerli olduğunda kısa süreli etkileşimlerde bile gerçekleşmektedir (Fleischer et al. 2009).

Sağlık işletmelerinde çalışan sağlık çalışanları kendi aralarındaki ya da hastalarla olan ilişkilerindeki iletişim becerileri, sağlık hizmetleri kalitesi ve hemşirelerin iş performansını da etkilemektedir. Yapılan etkili ve doğru bir etkili iletişim süreci, hemşirelerin hastalarıyla olan ilişkilerinde güven ve kabullenme duygusunun geliştirilmesi, aynı zamanda da hastaların psikososyal bütünlükleriyle başarılı bir hemşirelik bakımının sağlanması için gereklidir (Bayrak-Kahraman, 2012). Günümüzde sağlık alanında etkili iletişim elektronik ortamda da geliştirilebilmektedir. Web tabanlı hasta, doktor ve hemşire iletişimi, elektronik koçluk işlevini gören sağlık çalışanları ile kurulabilmekte, e-postalar ile sosyal destek sağlanmakta ve hasta bilgilendirilebilmektedir (Allen et al. 2008).

Hemşirelik, hizmeti verenin ve hizmeti alanın insan olduğunu göz önüne tutulduğunda, iletişim ve kişilerarası ilişkileriyle temellenen bir meslektir. Hem bakım sunulan sağlıklı/hasta birey, aile ya da toplumun gereksinimlerini belirleyebilmek, sorunlarını tanımlayabilmek ve bu çerçevede bakımını planlayıp gerçekleştirebilmek, hem de bu hizmeti sunarken kişiler arası iletişim sürecinin nasıl etkilediğinin farkında olabilmek için kendini tanımak, iletişim ve empati becerilerini bilmek gerekli ve önemlidir (Tutuk vd. 2002; Karaca, 2010). Sağlık hizmetleri alanındaki iletişim, anlamları ortak kılmanın yanında duygu, düşünce ve bilgileri paylaşarak insanların birbirlerine yakınlaşmalarını sağlamaktır (Tabak, 2005).

Hemşire hastanın davranışlarına neden olan bilinçdışı dinamiklerle ilgilenmeli, empati kurarak tedaviye yönelik endişe ve korkularını ifade etmelerini sağlayarak, ilgi ve güven yaklaşımıyla desteklemelidir. Hemşire yargılayıcı olmayan bir tutumla, tedaviye yönelik duygusal bir ortam yaratarak hastayı duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını tanıma ve açıklamaya cesaretlendirmelidir. Hasta, giderek sorumluluk duygusu, potansiyeli olduğuna inanç, özgüven ve bağımsızlığa doğru bir değişim gösterecek, yaşamına yeni bir bakış ya da yön getirmeye çalışacaktır. (Velioğlu, 1999; Karaca, 2010). Bunları sağlayabilmesi için iletişim ve empati becerilerinden yararlanmaktadır.

Sağlık sisteminde yaşanan sorunların temelinde yer alan iletişim eksikliği, bireylerarası ilişkilerin geliştirilmesinin önüne geçerek, sorunların temelinde yer alan sorunların kaynaklarının belirlenmesi ve çözüm olanaklarının sunulmasını da engellemektedir. Hastalarla iletişimin tam olarak sağlanamaması, hasta haklarının da tam olarak yerine getirilmesini engellemektedir. Hasta bakımının kalitesinin arttırılması, hasta güvenliği ve memnuniyetinin sağlanması için hemşireler ve personel arasında iletişim becerilerini geliştirmek zorunludur. Bu doğrultuda, hemşirelerin iletişim becerileri ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Ayrıca, hemşirelik eğitiminde iletişim becerilerinin geliştirilmesinin gerekliliğini vurgulayarak farkındalık yaratmak ve bu konuya yönelik olarak çok sayıda kapsamlı araştırmalara gerek duyulduğunu göstermektir.

Literatür incelendiğinde hemşirelerin iletişim becerilerine yönelik araştırmalara çok az yer verildiği görülmüştür. Kumcağız ve diğerleri (2011), hemşirelerin iletişim becerilerini çeşitli değişkenlere (çalışma yılı ve şekli, nöbet tutma, mesleği isteyerek seçme) göre incelemiştir. Çalışma yıllarının esas alındığı çalışmada, lisans ve üstü eğitimin iletişim becerilerinin davranışsal boyutunu olumlu yönde etkilediği bulunmuştur. Krujver vd. (2006), kanser hastalarıyla etkileşim sürecinde hemşirelerin duygusal iletişimde bulunduklarını ancak empati kurarak aktif bir şekilde hasta duygularını araştırma ve tartışmaktan çok, söylemlere yönelik davranış sergilediklerini tespit etmişlerdir.  Bowles vd. (2001), hemşirelerin iletişim becerilerinde çözüm odaklı iletişim eğitiminin olumlu sonuç verdiğini saptamışlardır. Araştırmalarda genel olarak iletişim becerilerinin geliştirilmesine yönelik eğitim programları ve uygulamalarını gerekliliğini ortaya koymaktadır. İletişim becerilerini etkileyen faktörler çeşitli alanlarda incelenmekle birlikte aynı konunun hemşirelere yönelik olarak incelenmediği görülmektedir. Dolayısıyla bu çalışmanın bir diğer amacı da literatüre yeni bir kaynak kazandırarak gelecekte yapılacak diğer araştırmalara ışık tutmak ve konuyla ilgili farkındalık yaratmaktır.

Varsayımlar

  1. Araştırmaya katılanların kullanılan veri toplama araçlarını doğru ve samimi bir şekilde cevaplayacakları varsayılmaktadır.
  2. Kullanılacak veri toplama araçlarının istenilen bilgiyi elde etmede geçerli ve güvenilir olduğu varsayılmaktadır.
  3. Örneklemin evreni temsil edecek nitelikte olacağı varsayılmaktadır.

Sınırlılıklar

  1. Araştırma, veri toplama aracından elde edilen verilerin istatistiksel analizleri sonucundaki araştırma bulguları ile sınırlıdır.
  2. Araştırmanın kuramsal çerçevesi, literatür araştırması olarak kitap, dergi, makale ve internet ortamında yer alan her türlü bilimsel araştırma ile sınırlıdır.
  3. Genellemeler araştırmanın kapsayacağı katılımcı grubu ile sınırlıdır.

Yöntem

Bu araştırma, hemşirelerin iletişim becerileri ve etkileyen faktörleri belirlemeye yönelik olarak betimleme ve anket tekniği kullanılması düşünülmektedir. Gönüllülük ölçütü göz önünde bulundurularak hazırlanan araştırmada iletişim becerilerine yönelik envanter kullanılacaktır.

Araştırmanın geçici planı

ÖZET

ABSTRACT

İÇİNDEKİLER

 

  1. GİRİŞ
    • Araştırmanın Amacı
    • Araştırmanın Önemi
    • Varsayımlar
    • Sınırlılıklar
    • Tanımlar
  2. LİTERATÜR ARAŞTIRMASI
    • İletişim Becerileri
      • İletişim Kavramı ve Kapsamı
      • İletişimin Amaçları
      • İletişimin Özellikleri
      • İletişimin İşlevleri
      • İletişim Düzeyleri
        • Kişinin Kendisiyle İletişimi
        • Kişilerarası İletişim
        • Grup İletişimi
        • Toplum Düzeyinde İletişim
      • İletişim Engelleri
      • İletişim Süreci ve Temel Öğeleri
      • İletişim Türleri
      • İletişim Becerileri
        • Temel İletişim Becerileri
          • Sözlü İletişim Becerileri
            • Konuşma Becerileri
            • Empati Kurma
          • Sözsüz İletişim Becerileri
            • Dinleme Becerisi
            • Yazma Becerisi
            • Beden Dili
          • Terapötik İletişim Becerileri
        • İletişim Becerilerinin İşlevleri
        • Sağlık Hizmetleri ve Hemşirelik Mesleği
        • Hemşirenin Görevleri
        • Hasta Hemşire İletişimi
          • Bakımda Gerekli Unsurlar
          • İletişimde Engeller
          • Olumsuzluklar Yaşayan Hasta Davranışlarına Karşı Hemşire İletişimi
          • Etkili İletişim Teknikleri
        • Hemşirelerde İletişim Becerilerinin Önemi
        • Hemşirelerin İletişim Becerilerine Yönelik Araştırmalar 
  1. YÖNTEM
    • Evren ve Örneklem
    • Veri Toplama Araçları
    • Verilerin Analizi
  2. BULGULAR
  3. TARTIŞMA
  4. SONUÇLAR
  5. ÖNERİLER
  6. KAYNAKLAR
  7. EKLER
  8. ÖZGEÇMİŞ 

 

KAYNAKLAR

ALLEN, M., LEZZONI, L.I., HUANG, A., HUANG, L and LEVEILLE, S.G. (2008). “Improving Patient–Clinician Communication About Chronic Conditions: Description of an Internet-Based Nurse E-Coach Intervention, Nursing Research, 57 (2): 107-112.

BABADAĞLI, B., EKİZ-ERİM, S. ve ERDOĞAN, S. (2006). “Hekimlerin ve Hemşirelerin Hastayla İletişim Becerilerinin Değerlendirilmesi” Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi, 1 (3): 52-69.

BAYRAK-KAHRAMAN, B. ve BOSTANOĞLU, H. (2012). “İç Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitelerinde Çalışan Hemşirelerin Hasta İletişiminde Yaşadıkları Güçlüklerin Saptanması” Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi, 15 (4): 236-243.

BİLGİ-ATABAY, G. (2012). “Model Suggestion to Improve Internal Communication Skills” Eurasian Journal of Educational Research, 49: 243-259.

BOSCART, V.M. (2009). “A Communication Intervention for Nursing Staff in Chronic Care” Journal of Advanced Nursing, 65 (9): 1823-1832.

BOWLES, N., MACKINTOSH, C. AND TORN, A. (2001). “Nurses Communication Skills: An Evaluation of the Impact of Solution-Focused Communication Training” Journal of Advanced Nursing, 36 (3): 347-354.

COLLINS, S. (2009). “Good Communication Helps to Build a Therapeutic Relationship” Nursing Times, 24: 23-29.

ÇETİNKAYA, Ö. ve ALPARSLAN, A.M. (2011). “Duygusal Zekânın İletişim Becerileri Üzerine Etkisi: Üniversite Öğrencileri Üzerinde Bir Araştırma” Süleyman Demirel Üniversitesi İİBF Dergisi, 16 (1): 363-377.

ÇINARLI, İ. (2008). Sağlık İletişimi ve Medya, Ankara: Nobel Yayıncılık.

DEMİR, S. ve HOTUN-ŞAHİN, N. (2014). “Perinatal Hasta Güvenliğinde Hasta Teslimi: Kullanılan İletişim Teknikleri” Hemşirelikte Eğitim ve Araştırma Dergisi, 11 (3): 32-37.

ERÖZKAN, A. (2005). “Üniversite Öğrencilerinin İletişim Becerilerini Etkileyen Faktörler” Eğitim Bilimleri Dergisi, 26 (26): 59-72.

ERTÜRK-YAVUZ, M. ve GÜRSOY, A. (2017). “Patient Communication Following Laryngectomy: A Pilot Study Using Visual Communication Guide” Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dergisi, 4 (1): 28-42.

EVANS, G.W., WILT, D.L., ALLIGOOD, M.R. and O’NEILL, M. (1998). “Empathy: A Study of Two Types” Issues in Mental Health Nursing, 19 (5): 453-461.

FLEISCHER, S., ZIMMERMANN, M., BERG, A. and BEHRENS, J. (2009). “Nurse-Patient Interaction and Communication: A Systematic Literature Review” Journal of Public Health, 17 (5): 339-353.

HALLDORSDOTTIR, S. (2008). “The Dynamics of the Nurse-Patient Relationship: Introduction of a Synthesized Theory “ Scandinavian Journal of Caring Sciences, 22 (4): 643-652.

KARACA, S. (2010). “Hemşireler İçin Vazgeçilmez Bir Kavram: Kendini Tanıma” Maltepe Üniversitesi Hemşire Bilim Sanat Dergisi, 3 (1): 79-84.

KARAGÖZ, D. (2012). Sağlık Hizmetlerinde İletişim, Ankara: Dinamik Akademi Yayınları.

KORKUT, F. (1996). “İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeğinin Geliştirilmesi: Güvenirlik ve Geçerlik Çalışmaları” Psikolojik Danışma Rehberliği Dergisi, 2 (7): 18-23.

KOURKOUTA, L and PAPATHANASIOU, I.V. (2014). “Communication in Nursing Practice” Materia Sociomedica, 26 (1): 65-67.

KRUIJVER, I.P., KERKSTRA, A., BENSING, J.M. and VAN DE WIEL, H.B. (2001). “Communication Skills of Nurses During Interactions with Simulated Cancer Patients” Journal of Advanced Nursing, 34 (6): 772-779.

KUMCAĞIZ, H., YILMAZ, M., BALCI-ÇELİK, S. ve AYDIN-AVCI, İ. (2011). “Hemşirelerin İletişim Becerileri: Samsun İli Örneği” Dicle Tıp Dergisi, 38 (1): 49-56.

LANGEWITZ, W. (1998). “Improving Communication Skills-A Randomized Controlled Behaviorally Oriented Intervention Study for Residents in Internal Medicine” Psychosomatic Medicine, 60: 268-276.

MORAN, A., SCOTT, P.A. and DARBYSHIRE, P. (2009). “Communicating with Nurses: Patients Views on Effective Support while on Haemodialysis” Nursing Times, 105 (25): 22-25.

NURAL, N. ve ALKAN, S. (2015). “Mekanik Ventilasyonda Olan Hastalarla İletişim: Olgu Sunumları” Yoğun Bakım Hemşireliği Dergisi, 18 (1): 29-34.

OKAY, A. (2012). Sağlık İletişimi, İstanbul: Derin Yayınları.

OSKAY, Ü. (2005). İletişimin ABC’si, İstanbul: Derya Yayınevi.

ÖZCAN, A. (1996). Etkisiz iletişim biçimleri: Hemşire- Hasta İlişkisi ve İletişim, İzmir: Saray Medikal Yayıncılık.

QUISLİNG, K.E. (2009). “Resident Orientation: Nurses Create A Program to Improve Care Coordination” American Journal of Nursing, 109: 26-28.

SÖZEN, C. (2003). Sağlık Yönetimi, Ankara: Palme Yayıncılık.

SUR, H. VE PALTEKİ, T. (2013). Hastane Yönetimi, Ankara: Nobel Tıp Kitabevi.

TABAK, R.S. (2003). Sağlık İletişimi, İstanbul: Literatür Yayıncılık.

TABAK, R.S. (2005). Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinde Doktor-Hasta İletişimi, Ankara: Uluslararası Sağlığı ve Aile Planlaması Kongresi Kitabı.

THOMPSON, P.A. (2009). “Creating Leaders for the Future” American Journal of Nursing, 109: 50-52.

TIJA, J., MAZOR, K.M., FIELD, T., METERKO, V., SPENARD, A. AND GURWITZ, J.H. 2009). “Nurse-Physician Communication in the Long-Term Care Setting: Perceived Barriers and Impact on Patient Safety” J Patient Saf. 5 (3): 145-152.

TUTUK, A., AL, D. ve DOĞAN, S. (2002). “Hemşirelik Öğrencilerinin İletişim Becerisi ve Empati Düzeylerinin Belirlenmesi” Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu Dergisi, 6 (2): 36-41.

UYER, G. (1998). Hemşirelik ve Yönetim, Ankara: Hürbilek Matbaası.

ÜNAL, S. ve ÖZ, F. (2008). “Communication Skills Training Programme to Improve Oncology Nurses’ Relationships with Patients: An Observational Study” Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Dergisi, ss.52-67.

ÜSTÜN, B. (2005) “Çünkü İletişim Çok Şeyi Değiştirir” Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 8 (2): 88-94.

VELİOĞLU, P. (1999). Hemşirelikte Kavram ve Kurallar, İstanbul: Alaş Ofset.

WINK, D. (2009). “Communication Tools” Nurse Educator, 5: 189-191.

Hemşirelerin İletişim Becerileri Ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi