Kadın İstihdamı ve Liderlik

Bu çalışmanın amacı, kadının çalışma yaşamı bağlamında ilk olarak kadın ve liderlik kavramını izah etmek, ve sonraki bölümlerde de ampirik verilere dayalı olarak kadın istihdamı, kadının kariyer gelişimi ve önündeki engelleri ele almaktır. Liderlik literatürünü ele alırken kavramlar sınıflandırılarak incelenmiş ve özellikle kadın-erkek liderlik farklılıklarına değinilmiştir. Türkiye’deki kadın istihdamı, kariyer gelişimi anket sonuçları ve analiz raporları göz önünde bulundurularak ele alınmıştır.

Dünya genelinde nüfusun yarısını oluşturmasına karşın kadınlar, ekonomik aktivitelerde ve çalışma yaşamında erkeklerle aynı oranlarda temsil edilmemektedirler. Gerek ülke yönetiminde gerekse şirketlerin yönetiminde, özellikle üst düzeylere çıkıldıkça kadınların sayısı erkeklerin yanında son derece sınırlı kalmıştır. Kadının ekonomik anlamda çalışma yaşamına girişi, sanayi devrimi ile birlikte olmuştur.

İlk zamanlarda kadının ücretli olarak işgücüne katılımı çok az iken, İkinci Dünya Savaşı ile birlikte artan işgücü gereksinimi ve erkek nüfusun azalması sonucu kadın işgücünde belirgin bir artış gözlenmiştir. Bu köklü değişimle birlikte kadınların toplumdaki yeri sorgulanmaya başlanmış, 1946 yılında Birleşmiş Milletler bünyesinde Kadın Statüsü Komisyonu kurulmuştur. Son yirmi yıl içinde iş dünyasının yaşadığı belki de en büyük devrim, kadınların yoğun biçimde iş yaşamına girmesidir. Yine de, çalışan kadın sayısındaki artışa ve iş dünyasında kadınların ağırlığının artmasına karşın üst düzey yönetici ve liderler arasında kadınların sayısı çok fazla değildir. Kadınların iş hayatında giderek artan oranlarda yer almaları, iş hayatında ve yönetimde kadınlarla ilgili araştırmaların da artmasını beraberinde getirmiştir.

Yapılan araştırma sonuçları, özel sektördeki kadın yöneticilerin ancak orta kademeye kadar ilerlediklerini ve orada durduklarını göstermiştir. Yönetim seviyeleri bakımından bakıldığında durum kadın yöneticiler açısından hiç de iç açıcı değildir. Cinsiyet klişeleri ve cinsiyete göre belirlenmiş işler, çalışma yaşamında kadınlar için engeller yaratmakta ve bu kalıpları korumaktadırlar. Kadınlar istihdamda fırsat eşitliği yaratmada başarılı olmak bakımından bu engellere karşı koymak durumundadırlar.

Dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların gelişim politika ve programlarından ne ölçüde yararlandığının, ülkelerin her türlü gelişiminde büyük etkisi vardır. Bu nedenle Dünya Bankası, her alanda cinsiyet eşitliğinin teşvikini, Üçünü Milenyum Gelişim Hedefi’ni temel alan yoksulluğu azaltmak ve ekonomik büyümeyi canlandırmak görevinin önemli bir bileşeni olarak görmektedir

 ————————–

Bu çalışma Tez Danışmanlık Ofisi www.tezofisi.com tarafından sadece örnek olması amacıyla hazırlanmış örnek yüksek lisans bitirme projesi örneklerimizde biridir. Bu çalışmanın aşağıdaki tüm içeriği tezofisi.com tarafından hazırlanmış olup kullanım hakları tezofisi.com a aittir. Haricinde izinsiz kullanımı halinde gerekli prosedür işletilir.

Tez OFİSİ tez hazırlama danışmanlık sitesi tüm bölümler ve konular için tez hazırlama, tez yazım, tez istatistik analizi, literatür taraması, tez düzenleme, tez intihal oranı düşürme, proje hazırlama, tez konuları tespiti konularında size akademik danışmanlık ve destek hizmeti vermektedir.

Tez içindekiler örneği, tez nasıl yazılır ,tez nasıl hazırlanır, tez örnekleri, yüksek lisans tezi nasıl yapılır, tez nasıl yazılır örnek, yüksek lisans tez örnekleri, tez yazarken nelere dikkat edilmeli, tez önerisi örneği gibi araştırmalarınıza örnek olması amacıyla bu hazır tez örneğimizi inceleyebilirsiniz.

—————–

Bölüm 1: Temel Kavramlar

  • Liderlik Kavramı

Liderlik kavramı sosyal bilimciler tarafından yıllardır incelene gelen bir konu olmuştur. Önceleri askeri, politik ve dini alanlarla ilgilendirilen liderlik olgusu, on dokuzuncu yüz yıl sanayi devrimi ile birlikte örgütsel alanda da önem kazanmaya başlamış, örgütlerin ihtiyaçları değiştikçe liderlik kavramı da gelişmiştir. Lider kelimesinin ortaya çıkışı 1300’lere kadar uzanmakla birlikte, ‘liderlik’ kavramı ancak 19. yüz yılın başlarında ilk olarak İngiliz parlamentosunun kontrolünü

ve politik etkisini konu alan yazılarda kullanılmaya başlanmıştır. Liderlik kavramının literatürde farklı birçok tanımı bulunmaktadır. Bu tanımları, benzer olanları ayırarak sınıflandırmak mümkündür. Literatürdeki farklı liderlik tanımları aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilir (Bass & Stogdill: 1990):

 

  • Grup Sürecinin Odağı Olarak Liderlik

Yapılan ilk liderlik tanımlarında lider; grup sürecinin, değişiminin ve hareketliliğinin odağı olarak görülmüştür. Liderlik, grup dinamiklerinden ayrı bir olay olarak değil, bu dinamiklerin bir sonucu olarak tanımlanmıştır. Cooley’e göre; lider her zaman bir eğilimin özünü (çekirdeğini) oluşturur ve diğer taraftan, yakından incelendiğinde tüm sosyal hareketlerin böyle bir öze sahip eğilimlerden meydana geldiği görülecektir. Mumford için liderlik, grup içi sosyal olayların kontrolü sürecinde bir veya birkaç kişinin sağladığı üstünlüktür. L.L.Bernard liderliği grup üyelerinin istek ve ihtiyaçlarından etkilenen ve sırası gelince de, grup üyelerinin ilgisini bir noktaya toplayarak onların enerjilerini istenilen doğrultuda harekete geçiren kişidir diye tanımlamaktadır (Bass & Stogdill: 1990). Araştırma sonuçları; grup dinamiklerinin liderin davranışları üzerinde önemli bir belirleyici olduğunu doğrulamakla birlikte, liderin de grup üzerinde bağımsız bir etkisinin olduğunu ortaya koymuştur .

 

  • Kişilik Olarak Liderlik

 

Kişilik, bazı insanların liderlik uygulamaları açısından neden diğerlerinden daha yetenekli olduklarını açıklamaya çalışan çoğu araştırmacının ilgisini çeken bir kavram olmuştur. Liderlik kişiliğinin keşfine odaklanan bu araştırmacılar, kişiyi lider yapan temel davranış stillerini ve güdüleri baz alarak liderliği tanımlamışlardır

Bu doğrultuda, belli liderlerin kişisel özelliklerini inceleyerek ve hepsinde ortak olan özellikleri ortaya koyarak liderlik tanımları yapmışlardır (Chin, Lott, Rice, Sanches-Hucles: 2007): bu yazarlr liderliği, güçlü kişiliğe sahip olma ile özdeşleştirmiştir. Buna göre lider; arzulanan kişilik ve karakter özelliklerine en üst derecede sahip olan kişidir. Diğer bir görüşe göre ise liderlik, belirli bir işi başarmada diğer kişileri ikna edebilmek için gerekli olan özellikler bütünüdür.

  • İtaati (Bağlılığı) Sağlama Sanatı Olarak Liderlik

 

Bu çizgideki araştırmacılar liderliği, grubu tek elden etkileme ve liderin isteği doğrultusunda gruba biçim verme aracı olarak görme eğilimindedirler. Grup üyelerinin haklarını, arzularını ve ihtiyaçlarını ve grubun gelenek ve normlarını çok fazla dikkate almamışlardır. Liderlik, en az sürtüşme ve en fazla işbirliği ile en fazlasını başarma yolunda, kişileri bir arada tutabilme yeteneğidir. Liderlik, lider ve izleyici arasında kurulan doğrudan, yüz yüze bağlantı olarak ifade edilmiştir; liderlik kişisel sosyal kontroldür. Buna göre liderlik izleyenlerin onlardan istenenleri yapmalarını sağlama sanatıdır. Bass ise liderliği, diğerlerini yönlendiren ve yöneten kişi olarak tanımlamaktadır (Bass & Stogdill: 1990).

 

  • Etkileme Sanatı Olarak Liderlik

 

Bu grup araştırmacılar liderliği, izleyenlerin davranışları üzerinde bireysel etkinin kullanım süreci olarak tanımlarlar. Liderlik, ödül ve ceza araçlarının ve sahip olunan karizmanın kullanımı ile elde edilen ikna gücü olarak algılanır. Burada, transaksiyonel ve transformasyonel liderler arasında bir ayrım yapılmaktadır.

 

Transaksiyonel liderler, ödül-ceza araçlarını kullanarak itaat sağlayan liderler olarak tanımlanırken; transformasyonel liderler, kişilerin olaylara farklı açılardan bakmalarını teşvik eden ve vizyonunu izleyicilerine kabul ettiren liderler olarak tanımlanmaktadır. Bu açıdan transformasyonel liderlik karizmatik liderliğe benzemektedir (Chin, Lott, Rice, Sanches-Hucles: 2007; Hoare & Gell: 2009). Buna paralel bir zıtlık, Douglas McGregor’un X ve Y Teorilerinde de bulunmaktadır. X Teorisi Organizasyonları, ödül-ceza araçları kullanılarak itaat sağlama yolu ile yönetilirken; Y Teorisi Organizasyonları, karşılıklı ilişkiler ve ikna yolu ile sağlanan itaat ile yönetilirler.

Stogdill’e göre liderlik; amaçlar oluşturma ve bunlara ulaşma çabasındaki grubun faaliyetlerini etkileme sürecidir. Bass’a göre; başkalarının davranışlarını değiştirmeye çalışmak, ‘girişimci liderlik’tir. Başkalarının davranışlarında gerçek bir değişimin yaratılması, ‘başarılı liderlik’tir. Kişiler davranışlarını değiştirdikleri için ödüllendiriliyor ve bu yönde teşvik ediliyorlarsa, elde edilen başarı ‘etkili liderlik’tir (Bass & Stogdill: 1990). Bu yazar için lider; bir ya da daha fazla kişinin tavırlarını, inançlarını ve davranışlarını etkileyebilen kişidir. Ayrıca liderlik, resmi veya resmi olmayan yollardan ortaya çıkarak belli hedeflere ulaşmak için grup üyelerini etkileyebilme yeteneğidir.

 

  • Davranış Olarak Liderlik

 

Bu grup araştırmacılar liderliği, liderin davranış ve tutumları açısından tanımlarlar (Chin, Lott, Rice, Sanches-Hucles, 2007; Hoare & Gell: 2009): Bu yazarlara göre liderlik, kişinin grup faaliyetlerini yönetirken sergilediği davranışlar olarak tanımlanabilmektedir. Fiedler’a göre ‘liderlik davranışı’ ile anlatılmak istenen, liderin grup üyelerinin çalışmalarını yönlendirirken ve yönetirken sergilediği özel davranışlardır.

 

  • İkna Şekli Olarak Liderlik

İkna; özellikle politik, sosyal ve dini konularda inanç ve beklentileri şekillendirmede kullanılabilen oldukça güçlü bir araçtır. Liderliğin, otoriter konseptin dışına çıkılarak, bir ikna şekli olarak tanımlanması, siyaset bilimi ve sosyal bilimciler tarafından da desteklenmiştir (Chin, Lott, Rice, Sanches-Hucles: 2007): Liderlik, kişilerin baskı ve zorlamadan ziyade ikna ve telkin ile yönetilmesidir. Başka bir görüşe göre liderlik, ortak amacın gerçekleştirilmesi doğrultusunda kişileri işbirliğine ikna etme faaliyetidir.

  • Bir Güç İlişkisi Olarak Liderlik

Güç, etki ilişkisinin bir çeşidi olarak kabul edilir. Bazı liderler, liderliği bir güç ilişkisine dönüştürme konusunda diğerlerinden farklıdırlar.Kişiler arasındaki ilişkiler yönünden liderlik, bir veya daha fazla kişinin diğer kişinin istekleri ile uyumlu hareket etmesini gerektirir. Liderlik, en geniş anlamıyla, lider ile izleyiciler arasında birbirini etkileme ile ilişkidir ki; lider izleyicileri, izleyicilerin onu etkilediğinden çok daha fazla etkiler.

 

  • Amaçlara Ulaşmada Araç Olarak Liderlik

Birçok araştırmacı liderliği, grup amaçlarına ulaşma ve gereksinimlerin doyuma ulaşmasında önemli bir araç olarak tanımlamıştır. Bir lider, grubu ile birlikte bir amaç doğrultusunda ve programlı şekilde hareket eden kişidir (Bass & Stogdill: 1990). Bu bağlamda lider, grubu bir arada tutan ve onu amaçlar doğrultusunda motive eden insan faktörüdür.

 

  • Karşılıklı Etkileşimin Sonucu Olarak Liderlik

Birçok araştırmacı liderliği, grup faaliyetlerinin nedeni veya kontrolü olarak değil; bu faaliyetlerin bir sonucu olarak görmüşlerdir. Bu anlayışa göre liderlik; bireysel farklılıkların karşılı etkileşimi ile insane enerjisinin ortak bir neden doğrultusunda kontrolünü sağlayan, karşılıklı uyarım (etki, teşvik) sürecidir.

 

Merton’a göre liderlik, kişilerin zorunlu oldukları için değil, istedikleri için uyum sağladıkları kişiler arası ilişkidir (Bass & Stogdill: 1990). Shfritz’e göre liderlik; grup içindeki bir bireyin bilgi sunarak, diğerlerini kendi istediği tarzda davranmalarını sağlaması yoluyla, sonuçların daha müspet olacağına inandırdığı karşılıklı etkileşim sürecidir.

 

  • Farklılaşmış Rol Olarak Liderlik

Modern sosyolojinin önde gelen başarılarından birisi de ‘rol teorisi’nin geliştirilmiş olmasıdır. Toplumun her üyesi,çeşitli kurum ve organizasyonlarda olduğu gibi toplumda da bir statüye sahiptir. Her pozisyon için bireyin oynaması istenen farklı roller vardır. Liderlik de bu rol farklılaşmasının bir yönü olarak kabul edilebilir. Grup liderliği, karşılıklı etkileşim sürecinin oluşturduğu konumdan başka bir şey değildir.

 

  • Yapıyı Oluşturma Anlamında Liderlik

Bu çizgideki araştırmacılar liderliği,grup içi rol yapılarının farklılaştırılması ve sürdürülmesini sağlayan değişkenler açısından tanımlamışlardır. Homans’a göre grup lideri, grup içinde karşılıklı etkileşimi başlatan üyedir (Bass & Stogdill: 1990).

 

  • Faaliyetler Bütünü Olarak Liderlik

Bu çizgideki araştırmalar (Chin, Lott, Rice, Sanches-Hucles: 2007), liderlerin liderlik yaparken ne tür faaliyetlerde bulunduklarını araştırır. Liderliğin önemli bir fonksiyonu olarak kurumsal kültürün yaratımı, yönetimi ve transformasyonundan bahseder.Kotter, Laurie ve Heifetz, liderlerin yerine getirmeleri gereken sorumlulukları ve onları başarıya ulaştıracak amaçlar ve faaliyetleri vurgular.

Bu grup araştırmalarda, liderlik ve yöneticilik arasında da bir ayrım yapılmaktadır. Bu karşılaştırmanın oldukça yeni bir örneği ortaya konulmuştur. Liderliğin özü ‘değişimle mücadele etmek’ olarak tanımlanırken, yöneticiliği ‘karmaşıklıklarla mücadele etmek’ olarak tanımlanmaktadır. Yöneticilik faaliyeti; planlama, bütçeleme, örgütleme, kontrol ve problem çözme etkinliklerini içerir. Temel liderlik faaliyetleri ise; yönergeler (direktifler) belirleme, kişileri bu direktifler doğrultusunda teşvik etme ve güdülemedir. Bu da şu demektir ki; yönetim daha idari iken liderlik daha insani bir süreçtir.

Lider ve liderlik konusunda yapılan diğer bazı tanımlar ise şöyledir (Bass & Stogdill: 1990):

Hannagen’e göre liderlik, belirli amaçlara ulaşmada kişilerin belirli davranışlarda bulunmalarını sağlamaya yönelik motive etme (güdüleme) sürecidir. Buna göre liderlik, belirli şartlar altında kişisel amaçları veya grup amaçlarını gerçekleştirmek üzere bir kimsenin, başkalarının faaliyetlerini etkileme ve yönlendirmesi sürecidir. Jago için liderlik; grup amaçlarına ulaşmaya doğru örgütlenen grup üyelerinin faaliyetlerini eşgüdümlemek ve yöneltmeyi zorlama yapmadan etkilemektir.

 

Davis liderliği, belirli ortamlarda izleyenleri belirli amaçlara doğru birleştiren ve harekete geçiren rol davranışı olarak tanımlar. Bennis’e göre kavramsal olarak lider; gücünü yasal yetkiden değil izleyicilerden alan ve bulunduğu grupta ortaya çıkarak grubu yönelten kişidir. Başka bir deyişle; işi doğru yapan değil, doğru işi yapan kişidir.

Liderin sahip olduğu özellikleri, liderlik sürecinin etkinliğini belirleyen en önemli faktör olarak kabul eden bu teoriye göre; lider fiziksel ve kişilik özellikleri bakımından izleyenlerden (takipçilerinden) farklıdır. Thomas Carlyle’nin ‘Büyük Adamlar Okulu’ kuramı tarihin, büyük adamların özgeçmiş öykülerinden ibaret olduğunu belirtir. Bu kurama göre bazı kişiler belirli niteliklere sahip olarak doğarlar ve bu nitelikler onların her yerde ve her zaman önder olarak ortaya çıkmalarını sağlar. Zamanla bu görüş yerini, insanlardaki önderlik niteliklerinin öğrenim ve tecrübeyle de elde edilebileceğini savunan daha gerçekçi bir yaklaşıma bırakmıştır. Bunların sonucunda yapılan birçok araştırma liderin özellikleri arasında şu unsurların olabileceğini ortaya koymuştur: Yakışıklılık, olgunluk, başkalarına güven verme, zeka, bilgi, ileriyi görebilme, başkalarına güven verme, inisiyatif sahibi olma, duygusal olgunluk, dürüstlük, samimiyet, doğruluk, açık sözlülük, kararlılık, kendine güvenme, iş başarma ve güzel konuşma yeteneği.

 

Bu çalışma Tez Danışmanlık Ofisi www.tezofisi.com tarafından sadece örnek olması amacıyla hazırlanmış örnek yüksek lisans tezlerinden biridir. Bu çalışmanın tüm içeriği tezofisi.com tarafından hazırlanmış olup kullanım hakları tezofisi.com a aittir. Haricinde izinsiz kullanımı halinde gerekli prosedür işletilir.

Kaynakça

Bass, M. B. & Stogdill, R. M. (1990) Bass & Stogdill’s Handbook of Leadership. New York: The Free Press.

Chin, J. L., B. Lott, J. Rice, J. Sanches-Hucles, (2007) Women and Leadership. Oxford: Blackwell.

Hoare J. & Gell, F. (2009) Women’s Leadership and Participation. Warwick: Oxfam.

KSSGM (T.C. Başbakanlık Kadın Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü) (2000) Bankacılık Sektöründe Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık. Ankara: Cem Web Ofset:16-30.

Katkat, Münevver (2000). Kadının Çalışma Hayatındaki Yeri ve Yükselişi. Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Erzurum.

Nalbant, Meltem (2002). Kamu Çalışanlarının Kadın Yöneticilerde Liderlik Davranışlarını Algılamaları ve Bir Anket Çalışması. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara.

Özbey, Funda, R. (2004). Kadın Hakları ve Ekonomiye Yansımaları: Dünyada ve Türkiye’de Cinsiyetler Arası Eşitsizlik. I. Ulusal Sivil Toplum Kuruluşları Kongresi Bildiri Kitapçığı, 18 Mart Üniversitesi Biga BF:369-383, www.econturk.org.

Liderlik ve kadın – Bitirme projesi örneği