Termografinin Sığırların Cerrahi Hastalıklarında Kullanımı

Termografinin tanımı

Sıcak olan tüm nesneler ortama enerji yayarlar. Termal kamera, sıcaklığı olan nesnenin ısısını algılayıp, bunun resimsel olarak termal şeklini kaydeden non-invazive (dokulara yıkım vermeyen), non-kontakt (dokuyla temas etmeyen) ve radyasyon riski taşımayan diyagnostik bir tekniktir (Eddy ve ark. 2001; Hoogmoed ve Synder, 2002; Yavuz, 2007).

Bu çalışma Tez Yazdırma merkezi ve tez hazırlama merkezi Tezofisi.com tarafından veterinerlik örnek tezleri, örnek veterinerlik tezi örnek çalışması olarak hazırlanmış olup izinsiz olarak hiçbir kısmı referans verilerek dahi kullanılamaz. Tez hazırlama sitesi Tezofisi.com veterinerlik tezi hazırlama çalışmaları yanısıra İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere tüm şehirlerde akademik çalışmalarda destek ve danışmanlık desteği sunmaktadır.

Termografi, deriden yayılan sıcaklığın (ısı dalgalarının) ölçülerek patolojik değişikliklerin değerlendirildiği bir görüntüleme yöntemidir (Purohit ve McCoy, 1980; Turner, 2001). Termografi cihazları vücuttaki 0,1 derecelik ısı farkını dahi algılayabilir. Bu nedenle termografi, sadece yangının tanısında değil iyileşmenin devamını izlemek gibi muhtelif klinik sendromların değerlendirilmesinde de kullanılır (Eddy ve ark. 2001; Stromberg, 1974; Holmes ve ark. 2003; Simon ve ark. 2006; Yavuz, 2007).

Termografik görüntülerin elde edilmesine yarayan termal kameralar elektromanyetik spektrumun kızılötesi bölümündeki (0.9 –14 µm) cisimlerden yayılan ışınımın uzaktan algılanmasını sağlar. Yeryüzünde bulunan bütün cisimler belli bir sıcaklığa sahip olmalarından dolayı kızılötesi ışınım yaparlar. Bu cihazla normalde çıplak gözle görülemeyecek sorunları tespit edilebilmektedir. Termal kamera, kızılötesi dalga boyu spektrumunda, ekipmanla doğrudan temas gerçekleştirmeksizin sıcaklık modellerini algılayan bir cihazdır. (Soldan ve ark. 2011; Durgut ve Akçay, 2016). Termografik bir kamera tarafından görüntülendiklerinde, sıcak cisimler daha soğuk arka planların yanında oldukça göze çarpar; insanlar ve diğer sıcak kanlı hayvanlar, gündüz veya gece, çevrede rahatlıkla görülebilir hale gelir. Termal kameralar ortamın durumunu siyah – beyaz veya renkli gösterirler. Renkli olarak gösterdiği durumlarda bir standart olmasa da genel olarak görüntü işleme programlarında ortam sıcaklığına göre maviden sarıya kırmızı rengi kullanarak geçer. Mavi en soğuk, sarı ise en sıcak bölgeleri gösterir (Durgut ve Akçay, 2016).

Termografi hastaların klinik değerlendirmesinde pratik bir yardımcıdır. Özellikle topallığın değerlendirilmesinde önemlidir. Bu yöntem özellikle tanının doğruluğunu arttırmaktadır. Termografi deri ısısının resimsel temsilidir. Bu teknik doğrudan kan akışı ile ilişkilendirilebilen kızılötesi radrasyonun saptanmasını içermektedir (Turner, 2001).

Termografi metodu daha çok tümörlerin erken tanısı, yumuşak doku hastalıkları ve damar lezyonlarının belirlenmesinin yanı sıra topallıkların, horner sendromunun, stres kırıklarının, osteoartritislerin, süperfisial fleksor tendinitisin ve naviküler hastalığın tanısında radyografi, ultrasonografi ve sintigrafi ile birlikte tanıya yardım amacıyla kullanılmaktadır Bu hastalıkların tanısında termografinin; radyografi, ultrasonografi ve sintigrafi ile beraber kullanılması durumunda daha yüksek başarı oranı elde edildiği belirtilmektedir (Baird ve ark. 1990; Yavuz, 2007).

Termografinin tarihçesi

Termografi 1800 yılında William Herschel tarafından kesfedilmistir. Bir prizma, kağıt tablo ve farklı renklerin ısısını ölçebilen siyahlastırılmıs hazneli bir termometre kullanarak bir dizi deneyler yapmıştır. Herschel, prizmadan gün ışığının geçmesiyle oluşan gökkuşağında, mordan kırmızıya doğru uzanan renkleri bir termometreye yansıtıp, termometreyi hareket ettirmiş ve ısıda bir artış olduğunu gözlemlemiştir. En yüksek sıcaklığın ise kırmızı ışık altında elde edilebildiğini bulmuştur. Radyasyona yol açan bu ısı görülememektedir. Herschel, bu görülemeyen radyasyonu kalorofik ışın olarak tanımlamıştır. Günümüzde ise bu ışın infrared (kızılaltı) olarak bilinmektedir (www.infraredtraining.net; www.flirthermography.com; Yavuz, 2007). İnfrared ışının dalga boyu 0.75-1000 mikron arasında değişmekte olup, infrared ışınlar ışık spektrumunun görülemeyen kısmını oluşturmaktadır. İnfrared ışınlar; termal kameralarla tespit edilebilir. İnfrared ışınlar tüm nesneler tarafından sıcaklıklarıyla orantılı olarak yayımlanır.  Bu ışınlar emilebilir, yayılabilir, yansıyabilir veya nakledilebilir. Termal görüntülemede ölçülen degişken ışık değil ısı olduğu için, termal kameralar ışık miktarı veya yoğunluğundan etkilenmezler (Purohit ve McCoy 1980; Marr, 1992; Yavuz, 2007).

İlk elektronik kızılötesi sensörler 1950’de askeri alanda, daha sonra ise tıp alanında kullanılmıştır (http://www.flirthermography.com; Yanmaz, 2011). Veteriner pratikte termografik bulgular ilk olarak at hekimliği alanında tanısı konulan ortopedik rahatsızlıkların termografik görüntüler ile karşılaştırılması şeklinde kullanılmıştır (Alan, 2012).

Termografinin çalışma prensibi

Termal kameralar gündüz kameralardan farklı olarak düzenli detektör pikselleri barındırmazlar. Yüksek menzilli termal kameralar çoğunlukla dizi detektör yapısına sahiptir. Bu yapıda, dizi detektör mekanik olarak tek bir yönde hareket ettirilerek sahne taranır ve görüntü elde edilir. Termal kamerada ilk işlem dizi kamera görüntüsünden iki boyutlu imge elde etmek, ikinci aşamada ise bu görüntüdeki detektör farklılıkları gidermektir. Sonrasında histogram eşleme algoritmalarından biri kullanılarak görüntü ekrana verilir. Bazı yüksek menzil kameralarda kenar güçlendirme özelliği de kullanılmaktadır (Turgay ve Teke, 2011).

Termal kamerada bulunan özel bir lens ortamdaki tüm nesnelerden yayılan kızıl ötesi ışığa odaklanır. Bu odaklanmış ışık, kızılötesi dedektör elemanlarınca taranır. Dedektör elemanları, elde edilen sıcaklığı saniyenin otuzda biri gibi bir zamanda termograma çevirir. Dedektör elemanları tarafından oluşturulan termogram elektrik uyarılarına dönüştürülür. Bu elektrik uyarılarını görüntülemek için alınan bu bilgiler sinyal işleme bölümündeki özel bir çipe gönderilir. Sinyal işleme birimi bu bilgileri kızılötesi emilimin yoğunluğuna bağlı olarak farklı renklerde görüntü veren ekrana aktarır (http://www.morovision.com; Yanmaz, 2011).

Termografi uygulamalarında dikkat edilmesi gerekenler

Termografi tekniği yüzey sıcaklığının çok hassas değişimlerini bile tespit edebilmektedir. Bu teknik ile kullanışlı bilgiler elde edilmek isteniyorsa kontrollü koşullar altında çalışılmak zorundadır. Termografi uygulamalarında sonuçları etkileyen bazı faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler arasında hareket, güneş ışığı, çevredeki ekstra radyasyon enerjisi, çevre sıcaklığı ve artefaktlar (deri üzerindeki dış faktörler) gibi faktörlere dikkat edilmesi gerekmektedir (Turner, 1991; Cockcroft ve ark. 2000). Termal görüntü alınırken hayvanların hareket etmesi hatalı termal görüntünün alınmasına neden olmaktadır. Termografik muayene direkt güneş ışığı almayan alanlarda veya sadece floresan ışık ile aydınlatılan alanlarda yapıldığında hatalı termal görüntü alma ihtimalini azalmaktadır. Hava koşulları hayvanların normal sıcaklık değerlerini etkileyeceğinden rüzgârlı ortamdan kaçınılması, yemleme, dinlenme ya da sağım gibi koşulların da dikkate alınması gerekmektedir (Alan, 2012). Termal görüntü alındığı zaman hatalı ölçümlerin elde edilmesini önlemek amacıyla çevre sıcaklığının ortalama 20 ºC olması istenir. Artefaktlar hatalı sıcaklık ölçümlerine neden olabilirler. Deri üzerindeki artık maddeler, yara dokusu, kıl uzunluğu, eyer, ekstremitenin değişik materyaller ile örtülmesi veya sarılması bu artefaktların oluşumuna yol açar. Artefaktların oluşumunu engellemek için, mümkünse termografiden 2 saat önce bölgedeki tüm maddeler temizlenmelidir (Yanmaz ve ark. 2007; Turner, 1991, 2001; Yanmaz, 2011). Kıl örtüsü kızılötesi radyasyonun yayılımını engeller, ancak kıl uzunluğu termografi yapılacak tüm bölgelerde aynı seviyede ise termal görüntülemeyi etkilemez. Şüpheli bir bölgenin çok yönlü termografik görüntüsü alınmalıdır. Şüpheli bölgede bir sıcaklık artışının olduğunu kesinleştirmek için, bölgenin en az iki yönden görüntüsü alınmalı ve bu görüntüler arasında 90 ºC’lik bir açı farkı olmalıdır (Yanmaz, 2011).

Termografinin avantajları

Termal görüntüleme sistemi diğer metodlara göre bazı avantajlara sahiptir.

  • IR görüntülemenin insan vücuduna hiçbir zararı yoktur.
  • Vücudun uzaktan fotoğrafının çekildiği bir inceleme olup non-invazifdir.
  • İnceleme sırasında vücuda hiçbir ışın veya sinyal verilmez. Pasif bir cihazdır ve sadece vücuttan yayılan IR ışınlarını tespit eder.
  • İnceleme vücutta herhangi bir sızı, sancı veya ağrıya sebep olmaz.
  • Yöntem vücudun fizyolojik ve fonksiyonel bozukluklarının saptanmasında, saptanan bir hastalığın tedavi öncesi ve sonrasında değişimin takibinde kullanılır.
  • 0,1°C gibi çok düşük ısı farklılıklarını saptayabileceğinden, çeşitli hastalıkların erken teşhisinde kullanılır.
  • Subjektif bir bilgi olan ağrının yeri ve yoğunluğunu gösteren tek tanı yöntemidir (Laughmiller ve ark. 2001; Şirel ve ark. 2001; Düzgün ve Or, 2009).

Termografinin veteriner hekimlikte kullanımındaki en büyük avantajı hayvana direk olarak temas etmeden uzaktan görüntünün alınarak kullanılabilmesidir (Speakmen ve ark. 1998). Özellikle patolojik yangının bulunduğu dokudaki kan akımının değişimi deri sıcaklığında da değişiklikler oluşturur. Asemptomatik patolojik durumlarda ısı değişikliklerine karşı son derece yüksek hassasiyete sahiptir (Purohit ve McCoy, 1980; Vaden ve ark. 1980; Turner, 2001; Eddy ve ark. 2001; Alan, 2012).

 

Sığır Hastalıkları

Sığırlarda cerrahi hastalıkların oluşumuna; ahır zemini, ahır havalandırması, bağlama yeri ön-arka mesafesi ve gezinti alanlarının durumu gibi çevresel faktörler etki etmektedir (Korkmaz ve Aslan, 2008).

1) Ayak Hastalıkları

Terminolojik olarak topuk ekleminin altındaki bölgeye ayak adı verilmektedir. Parmaklar metacarpus veya metatarsus kemiklerinden sonra gelen kemiklerdir. Parmakların sayısı metacarpus veya metatarsus’ların sayısı kadardır. Sığırlarda atlardan farklı olarak topuk ekleminden itibaren kemikler çift olarak şekillenir. İki parmak bulunur. Her bir parmak phalanx’lardan meydana gelir (Yavru ve ark., 1989; Özen 2014).

Sığırlarda ayak hastalıkları en önemli cerrahi hastalıklar olarak bilinmektedir. Sığırlarda ayak hastalıkları büyük sorun oluşturmaktadır. Bazı durumlarda ayak hastalıklarının yol açtığı et ve süt verim kaybı %80’1ere ulaşabilmektedir (Yavru ve ark, 1992). Sığırlarda ayak hastalıklarının görülme frekansı sığırın yetiştirme şekli, ırkı, iklime ve coğrafi konuma göre değişmektedir. Beslenme, çevresel faktörler, yaş ve tırnak bozuklukları, genetik predispozisyonlar, yapı bozuklukları, mevsim, laktasyon, gibi nedenler ayak hastalıklarının ortaya çıkmasına etki etmektedir (Şındak ve ark, 2003).

            Digital ve interdigital bölge lezyonları

Topallıkla seyreden sığır tırnağının deri hastalıkları, tüm sığır hastalıkları içerisinde yaklaşık olarak %20’lik bir oran oluşturmaktadır. Etiyolojisi çok faktörlü olan bu deri hastalıkları içerisinde en yaygın olanları digital ve interdigital bölge lezyonlarıdır. Digital bölgede gözlenen hastalıklar arasında digital dermatitis (DD), interdigital bölge hastalıkları arasında interdigital dermatitis (IDD) önemli yer tutmaktadır. Görgül ve ark (2002) yapmış oldukları çalışmada, klinik olarak topallık gösteren sığırlarda topallığın derecesinin saptanması ve nedeni oluşturan lezyonun bulunduğu ayakların mekanik temizliğini yapmışlardır. Daha sonra DD ve IDD lezyonlarını form, boyut, uni ya da bilateral oluş yönlerinden incelemişlerdir. Çalışmada DD ve IDD saptanılan 20 Holştayn süt sığırında incelemeler gerçekleştirilmiştir. Olguların 11’inde hafif, 8’inde orta ve bir olguda şiddetli topallık gözlenmiştir. DD olgularının 8’inde aynı zamanda IDD saptanmıştır. DD ve IDD olguların 14’ünde unilateral, 6’sında ise bilateral olarak saptanmıştır.

            Artritis

Eklem hastalıkları yangısal ve yangısal olmayan olarak ikiye ayrılır. Yangısal olmayanlar osteocondrosis, dejeneratif eklem hastalıkları, eklem travma ve hemartrozis’dir (Francoz ve ark., 2007). Yangısal olanlar ise kendi içinde aseptik (enfeksiyoz olmayan) ve septik (emfeksiyoz) olarak ikiye ayrılır. Aseptik olanlar genel olarak idiyopatik artritis, immün aracılı artritis, sinovitis ve periartiküler enfeksiyonlara bağlı sinovitistir (Francoz ve ark., 2007; Rohde ve ark., 2000). Sığırlarda septik artritis eklem hastalıklarında en fazla görülenidir (Francoz ve ark. 2007). Artritis, eklemin oluşumuna katılan bileşenlerin yangısı için kullanılan genel bir terimdir. Sinoviyal membran ve sinoviyal sıvıda yangısal ve sellüler değişiklikler olur. Artritisler klinik seyirlerine göre akut veya kronik, yangının karakterine göre ise seröz, fibrinöz, suppuratif veya dejeneratif olarak sınıflandırılır (Altıntaş, 2007).

Özcan ve Pamuk (2009) Afyonkarahisar ve çevresindeki 1800 adet sığırı ayak hastalıkları ve tırnak deformasyonları yönünden değerlendirmiş ve ayak hastalıkları prevanlansını %10.83 olarak bildirmişlerdir. Muş ve yöresi sığırlarında görülen ayak hastalıklarının prevalansı üzerine yapılan araştırmada 1638 baş sığır çalışmaya dahil edilmiş ve incelenen hayvanlar da tırnak deformasyonları %28.97, ayak hastalıkları ise %13.70 olarak saptanmıştır (İstek ve Durgun, 2004). Özen (2014), Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Veteriner Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine 2007-2012 yılları arasında getirilen 888 sığırın %4.61’sında tırnak deformasyonları, %6.30’unda ayak hastalıkları şikayeti gözlemlemiştir.

2) Göbek Bölgesi Hastalıkları

Buzağılarda yaygın olarak meydana gelen göbek lezyonları olup büyüme ve gelişme geriliği ile birlikte önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır (Edwars, 1992). Göbek kordonu fötal maternal bir yapıdadır. Bu oluşum bir ven, iki arter, (v. umbilalis ve aa.umbilicalis) urakus ve warton jelatininden ibarettir. Doğum sonrası göbek kordonunun hijyenik koşullarda ve yeterli uzunlukta kesilmemesi, barınak ortamının uygun olmayışı, kolostrumun yeterli miktarda alınamaması, göbek kordonunu mikroorganizmalar için uygun bir giriş kapısı yapar ve bakteri üremesi için uygun bir ortam hazırlar (Samsar ve Akın, 2002). Bakteriyel kökenli göbek lezyonları doğum sonrası ilk birkaç gün içinde gelişerek ya ekstraumbilikal ya da intraabdominal yayılım gösterir. Subkutan oluşan yangı ve apseler karın dışı; omfalofilebitis, omfaloarteritis ve urakus apseleri de karın içi lezyonlar arasında yer alır (Edwars, 1992; Özen, 2014).

3) Genital Organlarda Görülen Hastalıklar

Sığırlarda en çok görülen erkek genital organ hastalığı Infeksiyöz Bovine Rhinotracheitis (IBR) ve Brucellos hastalıklarıdır.

            Infeksiyöz Bovine Rhinotracheitis / Ġnfeksiyöz Pustüler Vulvavaginitis (IBR/IPV) Hastalığı

IBR hastalığı sığırlarda görülen son derece bulaşıcı, akut seyirli viral bir hastalıktır. Hastalık; üst solunum yolunda klinik semptomlar (IBR) ile dişilerde vulva ve vajinanın irinli, kabarcıklı iltihabı (infeksiyöz pustüler vulvavaginitis, IPV) ve erkeklerde penis başının ve onu örten derinin akut ya da kronik, irinli, kabarcıklı iltihabına sebep olur. Hastalık etkeni Bovine Herpes Virus Tip-1 olarak isimlendirilmektedir. Türkiye’de IBR/IPV hastalığı ile ilgili olarak yapılan farklı çalışmalarda hastalığın yaygın olarak görüldüğü bildirilmektedir.

            Brusellozis (Akdeniz Humması)

Hastalığın etkeni Brucella abortus bakterisidir. Etken merada kış aylarında 100 gün, yaz aylarında 30 gün kadar yaşar. Bulaşması ağız yolu ve çiftleşme iledir. Bütün dünyada yaygın olan bu hastalık, her yaşta meydana gelirken süt ineklerinde yüksek oranda görülür. Hastalık mikropla bulaşık atık yavru, yavru zarı ve sıvıların hayvan yemlerine, mera otlak ve içme sularına karışması ve bunların hayvanlar tarafından alınmasıyla bulaşır ayrıca hastalığa yakalanmış hayvanlar, süt, üreme organından gelen akıntı, idrar ve dışkı ile çevreye bol miktarda mikrop saçarak hastalığın yayılmasına sebep olurlar. Aynı zamanda satın alınan hastalıklı bir ineğin sağlıklı bir sürüye girmesiyle hastalık yayılır. Yaygınlığı fazla olmasına rağmen ölüm oranı düşüktür (Milli Eğitim Bakanlığı, Hayvan Yetiştiriciliği, 2013).

Bu çalışma Tez Yazdırma merkezi ve tez hazırlama merkezi Tezofisi.com tarafından örnek çalışma olarak hazırlanmış olup izinsiz olarak hiçbir kısmı referans verilerek dahi kullanılamaz. Tez hazırlama sitesi Tezofisi.com İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere tüm şehirlerde akademik çalışmalarda destek ve danışmanlık desteği sunmaktadır. Tez Ofisi bünyesinde veterinerlik tezi ve tüm diğer konularda yüksek lisans tezleri doktora tezleri yazılır tez hazırlanır, tez yazım merkezi olarak tez siteleri içinde en güvenilir tez sitesi olarak hizmet veriyoruz. Tez yazdırma tez yaptırma çalışmalarında en uygun tez yazım fiyatları ile tez desteği sunuyoruz. Tez yazan yerler arıyorsanız istanbul ankara izmir bursa konya adana tez yazanlar olarak yardım edebiliriz.

4) Sindirim Sistemi Hastalıkları

Yabancı Cisim Sendromu (YCS); ülkemizde yaygın olarak görülen sığır sindirim sistemi hastalık grubudur. Özellikle yutulan batıcı yabancı cisimler çıkarılmadığı takdirde peritonitis, pericarditis, pneumoni, hepatitis, splenitis, phrenitis, septisemi ve piyemi gibi ölümle sonuçlanabilen komplikasyonlara yol açabilir. Hastalık birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de büyük ekonomik kayıplara neden olmaktadır (Aytuğ ve ark. 1991; Ok, 1991). Sığır yetiştiriciliğinin yaygın olduğu ülkelerde, batıcı yabancı cisimler çeşitli sindirim bozukluklarına neden olmaktadır. Bunlardan Reticuloperitonitis traumatica (RPT) ülkemizde hala yüksek orandadır ve güncelliğini korumaktadır. Batıcı yabancı cisimlerin %28 diyafram, %8.4 perikard, %5 akciğer, %3 karaciğer ve %0.23 oranında da dalakta bozukluklara neden olduğu bildirilmektedir (İmren ve Şahal 1991; Ok, 1991; Samsar ve Akın, 2002). Ayrıca sığırlarda Paramphistomum cervi’ye (rumen kelebeği) az da olsa rastlanabilir. Bu parazitler çok önemli bozukluklara yol açmazlar, ancak rumen duvarına yapışarak kan emerler ve bölgede yangı oluştururlar (Akhter ve ark. 2001; İmren ve Şahal 1991; Merial product’s, 2001; Gönenci ve Yıldırım, 2008).

Gönenci ve Yıldırım (2008) yapmış oldukları çalışmada, 2000 sığır yabancı cisim varlığı ve yabancı cisim sendromu açısından antemortem ve postmortem olarak incelemişlerdir. Çalışmada hayvanların %73.4’ünde yabancı cisim belirlenmiştir. Belirlenen yabancı cisimleri sırasıyla %28.8 çiviler, %26.8 tel parçaları, %21.3 kum ve taş parçaları, %2.7 poşet, yular, toka ve ip parçacıkları gibi maddeler, %2.5 yutturulmuş mıknatıs ve %1.4 rumen parazitleri oluşturmuştur. Hayvanlar Yabancı Cisim Sendromu açısından değerlendirildiğinde; sığırların %15.1’inde (88 erkek ve 214 dişi) reticulitis simplex oluştuğu gözlenirken, %3.4’ünde (25 erkek ve 43 dişi) reticuloperitonitis traumatica ve komplikasyonları saptandı. Komplikasyon olarak 55 sığırda peritonitis, 5 sığırda hepatitis, 3 sığırda phrenitis, 3 sığırda pericarditis ve 2 sığırda da splenitis saptanmıştır. Ayrıca lezyon bölgesinde yangı, yapışma ve apse oluşumu gözlenmiştir.

5) Göz Hastalıkları

Konjunktiva ve korneanın hastalıklarına sığırlarda sıkça karşılaşılmakta ve önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır (Gelat, 2000). Konjunktivitislerin yaz aylarında enzootik şekilde seyrettiği bildirilmiştir (Akın ve Samsar, 2001). A avitaminozu, sürekli etkiyen irkiltici gazlar ve bulaşıcı hastalıklar hayvanları konjunktivitise predispoze duruma getirmektedir. Buzağılarda gıda allerjisi, rinderpest, şap, malignant katarral fever, mavidil, skrapie, mavi göz hastalığı, kolera, yalancı kuduz, tromboembolik meningoensefalitis, tuberküloz, listeriozis, borna hastalığı ve neonatal septisemi gibi hastalıkların konjunktivitislere neden olduğu idea edilmektedir1. Sığırlarda görülen kornea apsesinde Streptococcus ve Staphylococcus gibi gram pozitif koklar ve daha az oranda fungal etkenler izole edilmiştir (Pugh, 1985). Sığırların göz hastalıklarının ülkemizde önemli ekonomik kayıplara neden olduğu bilinmektedir. Ancak bu hastalıklarının bölgelere göre yaygınlığı ve çeşidi yeterli kadar araştırılmadığından oluşturduğu ekonomik kaybın boyutları tam olarak ortaya konulamamaktadır (İşler ve ark. 2008).

İşler ve ark (2008) Hatay yöresindeki sığırlarda rastlanan göz hastalıklarının insidansı araştırmışlardır. Çalışmada değişik yaş, cinsiyet ve ırkta toplam 9967 sığır göz problemleri yönünden taramadan geçirilmiştir. Bunlardan 1012’sine 14 farklı göz hastalığı tanısı konulmuştur. Saptanan göz problemlerinden; %27,57’sinin konjunktivitis, %20,16’sının keratitis, %12,15’sinin infeksiyöz bovine keratokonjunktivitis (IBK), %8,20’sinin kist dermoid, %6,72’sinin amorozis, %8,40’ının göz kapakları ile ilgili problemler, %4,64’ünün leucoma, %2,57’sinin buftalmus, %2.47’sinin kornea apsesi, %1.98’inin skleritis, %1.48’inin iris stafilomu, %1.38’inin ulkus kornea,%1,19’unun palpebra tersiya bezinin prolapsusu ve %1.08’inin gözde yabancı cisim olduğu belirlenmiştir.

Termografi kullanılarak veterinerlikte yürütülen çalışmalar

Vaden ve ark. (1980), yapmış oldukları çalışmada, 4 atta radiografik olarak herhangi bir belirti olmamasına rağmen termografi görüntülemelerinde anormal değişiklikler saptamışlardır. Klinik olarak sağlıklı olmalarına rağmen atların performanslarının düşük olduğunu belirtmiştir.

Tanı ve tedavi için yaygın bir şekilde kullanılan termografi, at yarışlarında oluşabilecek yasadışı durumların tespitinde de kullanılmaktadır. Metacarpus veya bukalığın dorsal yüzüne irritasyon yapmayan civa iyodür uygulanması, bacak fleksiyon hareketlerini arttırıcı irritanların subdermal uygulanması, regional sinir blokları, yaralı alana analjezik ajan infiltrasyonu ve palmar digital neuroktomiler gibi yasadışı performans arttırıcı teknikleri tespit etmede de kullanılabilmektedir (Eddy, 2001 Alan, 2012).

Termal kameralar at, büyükbaş, koyun, domuz, kanatlı gibi hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda, ayrıca üreme, ısısal denge, hayvan sağlığı ve süt işleme gibi alanlarda kullanılmaktadır. Termal kamera yöntemini kullanan bütün araştırmacılar geleneksel teşhis yöntemlerinin yetersiz kaldığı yerlerde bu yöntemi tavsiye etmektedirler (Knížková ve ark. 2007).

Yavuz ve ark (2007) yapmış oldukları çalışmada çeşitli ırklara ait beygir ve kısrakların ağır egzersiz öncesi ve sonrası peritendo’da meydana gelen akut yangının termografik, ultrasonografik ve radyografik yöntemlerle karşılaştırmalı olarak erken tanısını incelemişlerdir. Çalışmada, ön ekstremitelerin, fleksor tendolarından musculus flexor digitorum superficialis (MFDS) ve musculus flexor digitorum profundus (MFDP) tendolarının termografi cihazıyla ağır egzersiz öncesi, egzersizden 20 dk, 35 dk, 50 dk, 80 dk, 7. gün ve 14. gün sonraki görüntüleri alınmıştır. Termografi ölçümlerinde, egzersiz öncesi ve egzersiz sonrasında incelenen her bölgedeki sıcaklık ortalamaları arasında anlamlı farklar gözlenmiştir (p<0.05). Çalışma sonunda araştırıcılar termografi cihazının küçük sıcaklık değişimlerini belirlemede oldukça duyarlı olduğunu belirtmişlerdir.

Çetinkaya ve Demirutku, (2011) termografi, radyografi ve ultrasonografi tekniklerinin tanısal faydalarını karşılaştırmışlardır. Topallık bulgusu gösteren 47 atın klinik muayenelerinden sonra termal kamera ile ekstremiteleri değerlendirmişlerdir. Bu işlemi takiben şüpheli görülen bölgelerin radyografik ve ultrasonografik görüntüleri alınmıştır. Bu tekniklerin tanısal olarak seviyeleri skorlandırılmış ve tanısal yöntemlerin karşılaştırılması istatistiksel olarak yapılmıştır. Sonuç olarak topallık tanısında termografinin klinik ve diğer görüntüleme yöntemleri ile birlikte tanıya yardımcı bir yöntem olabileceği düşünülmüştür.

Yanmaz ve Okumuş (2012) yapmış oldukları çalışmada, ekzostoz tanısı konulan spor atlarında farklı ekstremite bölgelerinden alınan sıcaklık farklılıklarını termografi yöntemi ile belirlemişlerdir. Çalışmada farklı ırk (35 Arap, 9 İngiliz), cinsiyet (33 erkek, 11 dişi) ve yaştaki (ort. 3.6) toplam 44 spor atı kullanılmıştır. Çalışma kapsamında gerçekleştirilen termografik muayeneler güneş ışığı almayan ve sıcaklığın 22-23 °C olduğu bir odada gerçekleştirilmiştir. Atlar 15 dakika bu odada dinlendirildikten sonra, simetrik ekstremite bölgelerinin termografik görüntüleri 1 metre uzaklıktan elde edilmiştir. Çalışma sonunda ekstremite bölge sıcaklıklarının ortopedik problemin lokalize olduğu alanda belirgin bir şekilde arttığı belirlenmiştir. Araştırıcılar, infrared termografi yangının lokalizasyonunu gösterdiğinden, spor atlarında yangıyla seyreden ekzostoz olgularının tanısında termografinin yardımcı bir tanı yöntemi olarak kullanılabileceği kanısına varılmıştır.

Yanmaz ve ark (2015) 30 sağlıklı kangal köpeğinin kulak, göz ve rektal ısılarını karşılaştırmışlardır. Rektal ısı standart digital rektal termometre kullanılarak ölçülmüştür. Sağ ve sol göz ısısı carancula lacrimalis bölgesinden kızılötesi termal kamera ile belirlenmiştir. Timpanik termometre sağ ve sol kulak ısı değerlerini belirlemede kullanılmıştır. Veriler Pearson korelasyon testi ile analiz edilmiştir. Karşılaştırmalı analizler tüm metodlar arasında önemli bir farklılık olmadığını göstermiştir. Çalışma sonunda, kangal köpeklerinde kulak ve göz ısısının ölçülmesi, vücut ısısının belirlenmesi için alternatif bir yöntem olabileceği belirtilmiştir.

Septik arthritis birçok mikroorganizmanın neden olduğu bir eklem yangısıdır. Doğan ve ark (2016) 82 buzağıda karşılaşılan septik artritisin tanı ve sağaltımını değerlendirmeyi radyografik, ultrasonografik ve termografik bulgular ile belirlemeyi amaçlamışlardır. Elli-sekiz olguda monoartritis, 24 olguda ise poliartritis görülmüştür. Omfalitis 17 buzağıda belirlenmiştir. Alınan termogramlar ile eklemlerin dorsal, medial ve lateral yüzlerindeki sıcak noktalar (n=82) belirlenmiştir. Ultrasonografik muayenede farklı ekojenitede yangısel effüzyonlar görüldü. Radyografide, eklem aralığının genişlemesi (n=35) ve yeni kemik formasyonları (n=42) belirlendi. Değerlendirilen eklemlerden en sık Arcanobacterium pyogenes ve Escherichia coli (83%) izole edildi. Medikal sağaltım, monoartritisli 58 buzağı ve poliartritisli 1 buzağı olmak üzere toplan 59 buzağıda (71.9%) başarılı olmuştur. Yirmi-üç buzağıda, sağaltımın 14. güne kadar klinik bir ilerleme olmadığından, bu olgular kesime sevk edilmiştir.

Sığırların hastalıklarında termografi yönteminin kullanılması

Montanholi ve ark (2008) sığırlarda ısı üretimi, metan üretimi ve fizyolojik olayların belirlenmesi için infrared termografi kullanmışlardır. Çoklu vücut lokasyonları hayvanların gaz değişimi ölçümü ile birlikte infrared taranmıştır. Araştırıcılar infrared termografinin ısı üretimi ve metan üretiminin belirlenmesinde etkili bir yöntem olduğunu bildirmiştir.

Halachmi ve ark. (2008) Siyah Alaca süt sığırlarında Vücut Kondüsyon Skorunun (VKS) belirlenmesi amacıyla yaptıkları çalışmada KM ile GĠM metotlarından Termal kamera (Thermal BCS) ve ultrasonic kamera (Ultrasound BCS) metotları değerlendirilmiştir. Bu amaçla 186 Siyah Alaca süt sığırının değerlendirildiği çalışmada üç metot arasında istatistik fark olmadığı bildirilmiştir. KM ile Thermal kamera ve Ultrasonic kamera arasında hesaplanan korelasyon katsayılarının sırasıyla 0.315 (P<0.01) ve 0.379 (P<0.01), ortalamalar arasındaki farkın ise sırasıyla 0.03 (P>0.05) ve -0.05 (P>0.05) olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Araştırıcılar her iki metodunda BCS‟nun ortaya konmasında kullanılabileceği ancak bu konudaki çalışmaların çok sayıda hayvan kullanılarak yapılmasında yarar olduğunu bildirmişlerdir (Önal, 2011).

Kaya ve ark. (2010) erkek sığırlardaki penis ve preputium hastalıkları ve sağaltımlarının değerlendirilmesinde klinik muayenelerin yanı sıra ultrasonografi ve termografiden yararlanmışlardır. Çalışmada, farklı ırk ve yaşlarda, postitis (n=21), balanitis (n=7), balonopostitis (n=4) ve preputialavulziyona bağlı şekillenen fimozis (n=4), parafimozis (n=11), penilfibropapilloma (n=5), orifisyumüretraexternanınparsiyel (n=3) ve tam tıkanması (n=1) izlenen toplam 56 penis ve preputium hastalıklı erkek sığır kullanılmıştır. Bu 56 olgunun 39’unda cerrahi sağaltım, 9’unda medikal sağaltım, 5’inde cerrahi sağaltımla birlikte medikal sağaltım yapılmıştır. Sonuç olarak; sığırlardaki penis ve preputium hastalıklarının değerlendirilmesinde ve sağaltım yönteminin belirlenmesinde ultrasonografik ve termografik değerlendirmelerin etkin olarak kullanılabileceği bildirilmiştir.

Kaya ve ark (2011) farklı ırk, yaş ve cinsiyetteki 97 buzağıda belirlenen doğmasal anomalilerin görülme sıklığını, prognozunu ve sağkalım oranlarını değerlendirmişlerdir. Çalışmada Hernia umbilicalis olguları termografi yöntemi ile belirlenmiştir. Termal görüntüleme sırasında artefakta neden olmaması için tıraş makinesi ile bölgenin kılları aynı seviyede olacak şekilde kısaltılmıştır. Fıtık kesesinden (FK) ve fıtık kesesine komşuluklu lateral abdominal duvardan (LAD) termal değerler ölçülmüştür. Bu olgulardan termal değerler ile eş zamanlı olarak rektal sıcaklık (RS) değerleri de belirlenmiştir. Çalışma sonunda doğmasal anomaliler en çok kas-iskelet sisteminde (% 59,79) görülürken, bunu sindirim (% 27,84), üriner (% 7,22) ve sinir (% 3,09) sistemlerinde görülen anomaliler izlemiştir. Çoklu sistem anomalilerinin görülme oranı % 2,06 olarak saptanmıştır. Prognoz bakımından olguların % 50,52’si semi-letal, % 46,39’u letal ve % 3,09’u fonksiyon bozukluğuna neden olmayan anomaliler olarak belirlenmiştir.

Metzner ve ark (2014) beş sağlıklı ineğin Escherichia coli ile inokülasyonundan önce ve sonra meme yüzey termogramlarını almışlardır. Çalışmada klinik olarak normal ateşi olmayan ineklerin (CN) meme çeyrekleri ile E. coli ile inoküle edildikten sonra ateşi olan (39.5 ºC) sığırların (CM) meme çeyrekleri karşılaştırılmıştır. Grafik yazılım araçları kullanılarak farklı geometrik analiz araçları termografik görüntüler içinde ayarlanmıştır. Çalışma sonunda CN grubunun yüzey sıcaklığı 34.1 ºC ve 37.9 ºC arasında, CM grubunda ise 34.5 ºC ve 40.0 ºC arasında bulunmuştur.

Kaynaklar

Akhter N, Mohammad IR, Mirbahar KB, Memon MI, Soomro SA (2001): Prevalence of Helminthiasis in Buffaloes in Cattle Colony Hyderabad. Asian Network For Scientific Information. 158.

Akın F, Samsar E. Göz Hastalıkları. Ankara: Medipres, 2001.

Altıntaş, A. (2007). Buzağı septisemilerinde (ishal ve/veya poliartrit) serum ve eklem sıvısı proteinlerinin elektroforetik incelenmesi ve klinik önemi, Ankara Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri.

Aydın, A. L. A. N. (2012). Termografi ve Veteriner Hekimliğinde Kullanımı. Erciyes Üniv Vet Fak Derg 9(12) 133-140.

Aytuğ CN, Alaçam E, Görgül S, Gökçen H, Tuncer ŞD, Yılmaz K (1991): Sığır Hastalıkları, ikinci baskı. Tümvet Hayvancılık ve Veterinerlik Hizmetleri yayını, Bursa.

Baird AN, Scruggs DW, Watkins JP, Taylor TS (1990) Effects of antimicrobial solution lavage on the palmar digital tendon sheath in horses. Am J Vet Res, 51:1488-1494.

Cockcroft, P. D., Henson, F. M. D., & Parker, C. (2000). Thermography of a septic metatarsophalangeal joint in a heifer. Veterinary Record, 146(9), 258-260.

Çetinkaya, M. A., & Demİrutku, A. (2012). Thermography in the assessment of equine lameness. Turkish Journal of Veterinary and Animal Sciences36(1), 43-48.

Doğan, E., Yanmaz, L. E., Okumuş, Z., Mahir, K. A. Y. A., Şenocak, M. G., & Cengiz, S. (2016). Radiographic, Ultrasonographic and Thermographic Findings in Neonatal Calves with Septic Arthritis: 82 cases (2006-2013). Atatürk Üniversitesi Veteriner Bilimleri Dergisi11(1).

Durgut A., Akçay, Ö. (2016). Termal Kameralarda Kalibrasyon Şablonlarının Performans Analizi. Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dergisi, Cilt 21, Sayı 1.

Düzgün, D., & Or, M. E. (2009). Termal kameraların tıpta veteriner hekimlikte kullanımı. TÜBAV Bilim Dergisi2(4), 468-475.

Eddy AL, Van Hoogmoed LM, Snyder JR (2001) The role of thermography in the management of equine lameness. Vet J, 162:172-181.

Edwards, B. (1992). Umbilical hernias and infections in calves. In practice, 163- 170.

Francoz, D., Desrochers, A., Latouche, Sj. (2007). Effect of repeated arthrocentesis and single joint lavage on cytologic evaluation of synovial fluid in 5 young calves, The Canadian Journal of Veterinary Research, 71,129-134.

Gelat KN. Essentials of Veterinary Ophthalmology. London: Lippincott, 2000.

Gönenci, R., & Yıldırım, M. (2008). İskenderun Mezbahasına Getirilen Sığırların Rumen ve Retikulumlarında Karşılaşılan Yabancı Cisimler ve Oluşturdukları Komplikasyonlarının Araştırılması. YYÜ Vet Fak Derg, 2, 31-36.

Görgül, O. S., Kahraman, M. M., Çeçen, G., Akkoç, A., Gül, N. Y., & Sevimli, A. (2002). Sığırlarda digital ve interdigital dermatitislerde klinik tanı, sağaltım, histopatolojik bulgular. Uludağ Üniv Vet Med, 21, 115-124.

Halachmi I, Polak P, Roberts DJ, Klopcic M (2008). Cow Body Shape and automation of Condition Scoring. American Dairy Science Association, Journal of Dairy Science, 91:4444–4451.

Holmes LC, Gaughan EM, Gorondy DA, Hogge S, Spire MF (2003) The effect of perineural anesthesia on infrared thermographic images of the forelimb digits of normal horses. Can Vet J, 44:392-396.

Hoogmoed L.M.V., Synder J.R. (2002) Use of infrared thermography to dedect injections and palmar digital neurectomy in horses. The Veterinary Journal 164, 129-141

How thermal imaging works. (Çevrimiçi). http://www.morovision.com/how thermal_imaging_works.html, 30 Nisan 2011.

http:// www. Flirthermography.com/english/about/ir-history.asp, Erisim Tarihi:03.07.2007.

http:// www. infraredtraining.net/thermographer.htm, Erisim Tarihi: 02.07.2007.

İmren HY, Şahal M (1991): Veteriner İç Hastalıkları, ikinci baskı. Medisan, Ankara.

İstek, Ö., Durgun, T. (2004). Muş ve Yöresindeki Sığırlarda Görülen Ayak Hastalıklarının Prevalansı Üzerine Araştırmalar.

İşler, C. T., Bulut, S., & Kılıç, S. (2008). Hatay bölgesinde yetiştirilen sığırlarda karşılaşılan göz problemlerinin insidanslarının araştırılması. Fırat Üniv Sağ Bil Derg, 22(5), 255-259.

Kaya, M., Okumuş, Z., Doğan, E., Çetin, E. M., & Yanmaz, L. E. (2011). Erzurum Yöresindeki Buzağılarda Doğmasal Anomalilerin Görülme Sıklığı ve Sağkalım Oranları. Fırat Ünv Sağ Bil Vet Derg25(2), 83-93.

Kaya, M., Okumuş, Z., Doğan, E., Yanmaz, L. E., & Çetin, E. M. (2010). Boğalarda Penis ve Preputium Hastalıklarının Değerlendirilmesi. Fırat Üniversitesi Sağlık Bilimleri Veteriner Dergisi. 24(3), 149-156.

Knížková, I., Kunc, P., Gürdil, G. A. K., Pinar, Y., & Selvi, K. C. (2007). Applications of infrared thermography in animal production. Journal of the Faculty of Agriculture22(3), 329-336.

Korkmaz, H. Aslan, L. 2008. Van ve Yöresinde Sığır ve Koyunlarda Görülen Cerrahi Hastalıkların Değerlendirilmesi. Y.Y.Ü. Veteriner Fakültesi Dergisi, 2: 37-42.

Laughmiller. J. A, Spire. M. F, Dritz. S.S, Fenwick. B.W, Hosni. M.H, Hogge, S.B‘ ‘‘Relationship between mean surface temperature measured by use of infrared thermograpy and ambient temperature in clinically normal pigs and pigs inoculated with Antinobacillus Pleuropeumobia. Am’’, J. Vwt.Res, 62: 676-681, (2001).

Marr C. (1992) Microwave thermography: A non-invasive technique for investigation on injury of the superficial fleksor tendon in the horse. Equine Vet J 24, 269-273.

Merial product’s (2001): Paramphistomum cervi. Merial FAO, USA (Erişim: http://www.au.merial.com).

Metzner, M., Sauter-Louis, C., Seemueller, A., Petzl, W., & Klee, W. (2014). Infrared thermography of the udder surface of dairy cattle: Characteristics, methods, and correlation with rectal temperature. The Veterinary Journal199(1), 57-62.

Milli Eğitim Bakanlığı, Hayvan Yetiştiriciliği, 2013. Çiftlik Hayvanlarında Boşaltım Ve Genital Sistem.

Montanholi, Y. R., Odongo, N. E., Swanson, K. C., Schenkel, F. S., McBride, B. W., & Miller, S. P. (2008). Application of infrared thermography as an indicator of heat and methane production and its use in the study of skin temperature in response to physiological events in dairy cattle (Bos taurus). Journal of Thermal Biology33(8), 468-475.

Ok M (1991): Retiküloperitonitis Traumatikalı Sığırların Teşhis ve Prognozunda Kan Proteinleri ve Gluteraldehit Testinin Önemi. Doktora Tezi, Konya.

Önal, A. R. Görüntü İşleme Teknolojisinden Yararlanarak Sığır ve Mandalarda Morfometrik Parametrelerin Tahmininde Kullanılan Farklı Metotların Karşılaştırılması. NAMIK KEMAL Üniversitesi FEN Bilimleri Enstitüsü, Zootekni Anabilim Dalı, Doktora tezi.

Özcan, S., Pamuk, K. (2009) Afyonkarahisar ve Çevresinde Sığır Ayak Hastalıklarının Prevalansı . Kocatepe Vet J (2009) 2 (2): 15-19.

Özen, G. (2014). Afyon Kocatepe Üniversitesi Hayvan Sağlığı Uygulama Ve Araştırma Merkezine Getirilen Ruminantlarda Cerrahi Hastalıkların Prevalansı (Master’s thesis, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü).

Pugh CW, Kopecky TJ, Mcdonald TJ. Infectious Bovine Keratoconjunctivitis: Subconjunctival Administration of a Morexella Bovis Pilus Oprepartion Immunogenecity. Am J Vet Res, 1985; 46: 811.

Purohit R.C., McCoy M.D. (1980) Thermography in the diagnosis of inflammatory process in the horse. Am J Vet Res 41, 1167.

Rohde, C., Anderson, D., Desrochers, A., Guy, J., Hull, B., Rings, M. (2000). Sinovial Analysis in Cattle, Veterinary Surgery, 29, 341-346.

Samsar, E. ve Akın, F. (2002). Özel Cerrahi, 21-23s, Medipres, Ankara

Simon EL, Gaughan EM, Epp T, Spire M (2006) Influence of exercise on the thermographically determined surface temperatures of the thoracic and pelvic limbs in horses. J Am Vet Med Assoc, 229:1940-1944.

Soldan, S., Rangel, J., Kroll, A. (2011). An Overview of Calibration Boards for the Geometric Calibration of Thermal Cameras., InfraR&D 2011,79-83.

Speakmen JR, Ward S. Infrared thermography: Principle and applications. Zoology 1998; 101: 224-32.

Stromberg B (1974) The use of thermography in equine orthopaedics. J Vet Radiol, 15:94.

Şındak, N., Keskn, O., Selçukbrck, H., & Sertkaya, H. (2003). Şanlıurfa ve yöresinde sığır ayak hastalıklarının prevalansı. YYÜ. Vet. Fak. Derg. 14 (1):14-18.

Şirel. D, Akgül. E, Bayaroğulları. H, Sarpel. Y, ‘‘Synovial hemangioma of the knee’’, Official Journal of the Turkish Society of Radiology, 7(1), 131-134, (2001).

Turgay, E. Teke, O. 2011. Termal Kameralarda Histogram Tabanlı Otofokuslama Yöntemi. IEEE 19th Signal Processing and Communications Applications Conference.

Turner TA (2001) Diagnostic thermography. Vet Clin North Am Equine Pract, 17(1):95-113.

Turner TA. Thermography as an aid to the clinical lameness evaluation. Vet Clin North Am Equine Pract 1991; 7(2): 311-337.

Vaden MF, Purohit RC, McCoy MD, Vaughan JT. Thermography: a technique for subclinical diagnosis of osteoarthritis. Am J Vet Res 1980; 41(8): 1175-9.

Yanmaz LE, Okumus Z, Dogan E. Instrumentation of thermography and its applications in horses. JAVA 2007; 6(7): 858-862.

Yanmaz, L. E. 2011. İnfrared Termal Kameranın Ayak Hastalıkları Tanısında Kullanılabilirliğinin Araştırılması: Yarış Atlarında Karşılaştırmalı Araştırma. Atatürk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Cerrahi (Veteriner) Anabilim Dalı Doktora tezi.

Yanmaz, L. E., Doğan, E., Okumuş, Z., Şenocak, M. G., & Yildirim, F. (2015). Comparison of rectal, eye and ear temperatures in Kangal breed dogs. Kafkas Univ Vet Fak Derg doi10.

Yanmaz, Y. E., Okumuş, Z. 2012. Spor Atlarında Karşılaşılan Ekzostoz Olgularının Termografik Değerlendirilmesi. 13. Ulusal Veteriner Cerrahi Kongresi, Bildiri Kitapçığı, Sarıkamış – KARS.

Yavru, N., Koç, Y., Elma, E., Erer, H., Özkan, K., İzci, C., & Kaya, Z. (1992). Konya Bölgesinde Sığır Topallıklarına Neden Olan Ayak Hastalıkları Üzerinde Radyolojik ve Histopatolojik İncelemeler. S. Ü. Vet. Fak. Derg. 8,1, 3-8.

Yavru, N., Özkan, K., Elma, E. (1989). Ayak Hastalıkları ve Ortopedi, Basım Ofset Matbaası, Ankara

Yavuz, Ü., Demirkan, İ., & Korkmaz, M. (2010). Atların Ön Bacak Fleksor Tendolarında Akut Peritendinitislerin Termografik, Ultrasonografik ve Radyografik Tanısı.

 

Termografinin Sığırların Cerrahi Hastalıklarında Kullanımı