Termografinin Sığırların Cerrahi Hastalıklarında Kullanımı

Termografinin tanımı

Sıcak olan tüm nesneler ortama enerji yayarlar. Termal kamera, sıcaklığı olan nesnenin ısısını algılayıp, bunun resimsel olarak termal şeklini kaydeden non-invazive (dokulara yıkım vermeyen), non-kontakt (dokuyla temas etmeyen) ve radyasyon riski taşımayan diyagnostik bir tekniktir (Eddy ve ark. 2001; Hoogmoed ve Synder, 2002; Yavuz, 2007).

Bu çalışma Tez Yazdırma merkezi ve tez hazırlama merkezi Tezofisi.com tarafından veterinerlik örnek tezleri, örnek veterinerlik tezi örnek çalışması olarak hazırlanmış olup izinsiz olarak hiçbir kısmı referans verilerek dahi kullanılamaz. Tez hazırlama sitesi Tezofisi.com veterinerlik tezi hazırlama çalışmaları yanısıra İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere tüm şehirlerde akademik çalışmalarda destek ve danışmanlık desteği sunmaktadır.

Termografi, deriden yayılan sıcaklığın (ısı dalgalarının) ölçülerek patolojik değişikliklerin değerlendirildiği bir görüntüleme yöntemidir (Purohit ve McCoy, 1980; Turner, 2001). Termografi cihazları vücuttaki 0,1 derecelik ısı farkını dahi algılayabilir. Bu nedenle termografi, sadece yangının tanısında değil iyileşmenin devamını izlemek gibi muhtelif klinik sendromların değerlendirilmesinde de kullanılır (Eddy ve ark. 2001; Stromberg, 1974; Holmes ve ark. 2003; Simon ve ark. 2006; Yavuz, 2007).

Termografik görüntülerin elde edilmesine yarayan termal kameralar elektromanyetik spektrumun kızılötesi bölümündeki (0.9 –14 µm) cisimlerden yayılan ışınımın uzaktan algılanmasını sağlar. Yeryüzünde bulunan bütün cisimler belli bir sıcaklığa sahip olmalarından dolayı kızılötesi ışınım yaparlar. Bu cihazla normalde çıplak gözle görülemeyecek sorunları tespit edilebilmektedir. Termal kamera, kızılötesi dalga boyu spektrumunda, ekipmanla doğrudan temas gerçekleştirmeksizin sıcaklık modellerini algılayan bir cihazdır. (Soldan ve ark. 2011; Durgut ve Akçay, 2016). Termografik bir kamera tarafından görüntülendiklerinde, sıcak cisimler daha soğuk arka planların yanında oldukça göze çarpar; insanlar ve diğer sıcak kanlı hayvanlar, gündüz veya gece, çevrede rahatlıkla görülebilir hale gelir. Termal kameralar ortamın durumunu siyah – beyaz veya renkli gösterirler. Renkli olarak gösterdiği durumlarda bir standart olmasa da genel olarak görüntü işleme programlarında ortam sıcaklığına göre maviden sarıya kırmızı rengi kullanarak geçer. Mavi en soğuk, sarı ise en sıcak bölgeleri gösterir (Durgut ve Akçay, 2016).

Termografi hastaların klinik değerlendirmesinde pratik bir yardımcıdır. Özellikle topallığın değerlendirilmesinde önemlidir. Bu yöntem özellikle tanının doğruluğunu arttırmaktadır. Termografi deri ısısının resimsel temsilidir. Bu teknik doğrudan kan akışı ile ilişkilendirilebilen kızılötesi radrasyonun saptanmasını içermektedir (Turner, 2001).

Termografi metodu daha çok tümörlerin erken tanısı, yumuşak doku hastalıkları ve damar lezyonlarının belirlenmesinin yanı sıra topallıkların, horner sendromunun, stres kırıklarının, osteoartritislerin, süperfisial fleksor tendinitisin ve naviküler hastalığın tanısında radyografi, ultrasonografi ve sintigrafi ile birlikte tanıya yardım amacıyla kullanılmaktadır Bu hastalıkların tanısında termografinin; radyografi, ultrasonografi ve sintigrafi ile beraber kullanılması durumunda daha yüksek başarı oranı elde edildiği belirtilmektedir (Baird ve ark. 1990; Yavuz, 2007).

Termografinin tarihçesi

Termografi 1800 yılında William Herschel tarafından kesfedilmistir. Bir prizma, kağıt tablo ve farklı renklerin ısısını ölçebilen siyahlastırılmıs hazneli bir termometre kullanarak bir dizi deneyler yapmıştır. Herschel, prizmadan gün ışığının geçmesiyle oluşan gökkuşağında, mordan kırmızıya doğru uzanan renkleri bir termometreye yansıtıp, termometreyi hareket ettirmiş ve ısıda bir artış olduğunu gözlemlemiştir. En yüksek sıcaklığın ise kırmızı ışık altında elde edilebildiğini bulmuştur. Radyasyona yol açan bu ısı görülememektedir. Herschel, bu görülemeyen radyasyonu kalorofik ışın olarak tanımlamıştır. Günümüzde ise bu ışın infrared (kızılaltı) olarak bilinmektedir (www.infraredtraining.net; www.flirthermography.com; Yavuz, 2007). İnfrared ışının dalga boyu 0.75-1000 mikron arasında değişmekte olup, infrared ışınlar ışık spektrumunun görülemeyen kısmını oluşturmaktadır. İnfrared ışınlar; termal kameralarla tespit edilebilir. İnfrared ışınlar tüm nesneler tarafından sıcaklıklarıyla orantılı olarak yayımlanır.  Bu ışınlar emilebilir, yayılabilir, yansıyabilir veya nakledilebilir. Termal görüntülemede ölçülen degişken ışık değil ısı olduğu için, termal kameralar ışık miktarı veya yoğunluğundan etkilenmezler (Purohit ve McCoy 1980; Marr, 1992; Yavuz, 2007).

İlk elektronik kızılötesi sensörler 1950’de askeri alanda, daha sonra ise tıp alanında kullanılmıştır (http://www.flirthermography.com; Yanmaz, 2011). Veteriner pratikte termografik bulgular ilk olarak at hekimliği alanında tanısı konulan ortopedik rahatsızlıkların termografik görüntüler ile karşılaştırılması şeklinde kullanılmıştır (Alan, 2012).

Termografinin çalışma prensibi

Termal kameralar gündüz kameralardan farklı olarak düzenli detektör pikselleri barındırmazlar. Yüksek menzilli termal kameralar çoğunlukla dizi detektör yapısına sahiptir. Bu yapıda, dizi detektör mekanik olarak tek bir yönde hareket ettirilerek sahne taranır ve görüntü elde edilir. Termal kamerada ilk işlem dizi kamera görüntüsünden iki boyutlu imge elde etmek, ikinci aşamada ise bu görüntüdeki detektör farklılıkları gidermektir. Sonrasında histogram eşleme algoritmalarından biri kullanılarak görüntü ekrana verilir. Bazı yüksek menzil kameralarda kenar güçlendirme özelliği de kullanılmaktadır (Turgay ve Teke, 2011).

Termal kamerada bulunan özel bir lens ortamdaki tüm nesnelerden yayılan kızıl ötesi ışığa odaklanır. Bu odaklanmış ışık, kızılötesi dedektör elemanlarınca taranır. Dedektör elemanları, elde edilen sıcaklığı saniyenin otuzda biri gibi bir zamanda termograma çevirir. Dedektör elemanları tarafından oluşturulan termogram elektrik uyarılarına dönüştürülür. Bu elektrik uyarılarını görüntülemek için alınan bu bilgiler sinyal işleme bölümündeki özel bir çipe gönderilir. Sinyal işleme birimi bu bilgileri kızılötesi emilimin yoğunluğuna bağlı olarak farklı renklerde görüntü veren ekrana aktarır (http://www.morovision.com; Yanmaz, 2011).

Termografi uygulamalarında dikkat edilmesi gerekenler

Termografi tekniği yüzey sıcaklığının çok hassas değişimlerini bile tespit edebilmektedir. Bu teknik ile kullanışlı bilgiler elde edilmek isteniyorsa kontrollü koşullar altında çalışılmak zorundadır. Termografi uygulamalarında sonuçları etkileyen bazı faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler arasında hareket, güneş ışığı, çevredeki ekstra radyasyon enerjisi, çevre sıcaklığı ve artefaktlar (deri üzerindeki dış faktörler) gibi faktörlere dikkat edilmesi gerekmektedir (Turner, 1991; Cockcroft ve ark. 2000). Termal görüntü alınırken hayvanların hareket etmesi hatalı termal görüntünün alınmasına neden olmaktadır. Termografik muayene direkt güneş ışığı almayan alanlarda veya sadece floresan ışık ile aydınlatılan alanlarda yapıldığında hatalı termal görüntü alma ihtimalini azalmaktadır. Hava koşulları hayvanların normal sıcaklık değerlerini etkileyeceğinden rüzgârlı ortamdan kaçınılması, yemleme, dinlenme ya da sağım gibi koşulların da dikkate alınması gerekmektedir (Alan, 2012). Termal görüntü alındığı zaman hatalı ölçümlerin elde edilmesini önlemek amacıyla çevre sıcaklığının ortalama 20 ºC olması istenir. Artefaktlar hatalı sıcaklık ölçümlerine neden olabilirler. Deri üzerindeki artık maddeler, yara dokusu, kıl uzunluğu, eyer, ekstremitenin değişik materyaller ile örtülmesi veya sarılması bu artefaktların oluşumuna yol açar. Artefaktların oluşumunu engellemek için, mümkünse termografiden 2 saat önce bölgedeki tüm maddeler temizlenmelidir (Yanmaz ve ark. 2007; Turner, 1991, 2001; Yanmaz, 2011). Kıl örtüsü kızılötesi radyasyonun yayılımını engeller, ancak kıl uzunluğu termografi yapılacak tüm bölgelerde aynı seviyede ise termal görüntülemeyi etkilemez. Şüpheli bir bölgenin çok yönlü termografik görüntüsü alınmalıdır. Şüpheli bölgede bir sıcaklık artışının olduğunu kesinleştirmek için, bölgenin en az iki yönden görüntüsü alınmalı ve bu görüntüler arasında 90 ºC’lik bir açı farkı olmalıdır (Yanmaz, 2011).

Termografinin avantajları

Termal görüntüleme sistemi diğer metodlara göre bazı avantajlara sahiptir.

  • IR görüntülemenin insan vücuduna hiçbir zararı yoktur.
  • Vücudun uzaktan fotoğrafının çekildiği bir inceleme olup non-invazifdir.
  • İnceleme sırasında vücuda hiçbir ışın veya sinyal verilmez. Pasif bir cihazdır ve sadece vücuttan yayılan IR ışınlarını tespit eder.
  • İnceleme vücutta herhangi bir sızı, sancı veya ağrıya sebep olmaz.
  • Yöntem vücudun fizyolojik ve fonksiyonel bozukluklarının saptanmasında, saptanan bir hastalığın tedavi öncesi ve sonrasında değişimin takibinde kullanılır.
  • 0,1°C gibi çok düşük ısı farklılıklarını saptayabileceğinden, çeşitli hastalıkların erken teşhisinde kullanılır.
  • Subjektif bir bilgi olan ağrının yeri ve yoğunluğunu gösteren tek tanı yöntemidir (Laughmiller ve ark. 2001; Şirel ve ark. 2001; Düzgün ve Or, 2009).

Termografinin veteriner hekimlikte kullanımındaki en büyük avantajı hayvana direk olarak temas etmeden uzaktan görüntünün alınarak kullanılabilmesidir (Speakmen ve ark. 1998). Özellikle patolojik yangının bulunduğu dokudaki kan akımının değişimi deri sıcaklığında da değişiklikler oluşturur. Asemptomatik patolojik durumlarda ısı değişikliklerine karşı son derece yüksek hassasiyete sahiptir (Purohit ve McCoy, 1980; Vaden ve ark. 1980; Turner, 2001; Eddy ve ark. 2001; Alan, 2012).

 

Sığır Hastalıkları

Sığırlarda cerrahi hastalıkların oluşumuna; ahır zemini, ahır havalandırması, bağlama yeri ön-arka mesafesi ve gezinti alanlarının durumu gibi çevresel faktörler etki etmektedir (Korkmaz ve Aslan, 2008).

1) Ayak Hastalıkları

Terminolojik olarak topuk ekleminin altındaki bölgeye ayak adı verilmektedir. Parmaklar metacarpus veya metatarsus kemiklerinden sonra gelen kemiklerdir. Parmakların sayısı metacarpus veya metatarsus’ların sayısı kadardır. Sığırlarda atlardan farklı olarak topuk ekleminden itibaren kemikler çift olarak şekillenir. İki parmak bulunur. Her bir parmak phalanx’lardan meydana gelir (Yavru ve ark., 1989; Özen 2014).

Sığırlarda ayak hastalıkları en önemli cerrahi hastalıklar olarak bilinmektedir. Sığırlarda ayak hastalıkları büyük sorun oluşturmaktadır. Bazı durumlarda ayak hastalıklarının yol açtığı et ve süt verim kaybı %80’1ere ulaşabilmektedir (Yavru ve ark, 1992). Sığırlarda ayak hastalıklarının görülme frekansı sığırın yetiştirme şekli, ırkı, iklime ve coğrafi konuma göre değişmektedir. Beslenme, çevresel faktörler, yaş ve tırnak bozuklukları, genetik predispozisyonlar, yapı bozuklukları, mevsim, laktasyon, gibi nedenler ayak hastalıklarının ortaya çıkmasına etki etmektedir (Şındak ve ark, 2003).

Bu çalışma Tez Yazdırma merkezi ve tez hazırlama merkezi Tezofisi.com tarafından örnek çalışma olarak hazırlanmış olup çalışmanın tamamına bizimle irtibata geçerek ulaşabilirsiniz. Tez hazırlama sitesi Tezofisi.com İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere tüm şehirlerde akademik çalışmalarda destek ve danışmanlık desteği sunmaktadır. Tez Ofisi bünyesinde veterinerlik tezi ve tüm diğer konularda yüksek lisans tezleri doktora tezleri yazılır tez hazırlanır, tez yazım merkezi olarak tez siteleri içinde en güvenilir tez sitesi olarak hizmet veriyoruz. Tez yazdırma tez yaptırma çalışmalarında en uygun tez yazım fiyatları ile tez desteği sunuyoruz. Tez yazan yerler arıyorsanız istanbul ankara izmir bursa konya adana tez yazanlar olarak yardım edebiliriz.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynaklar

 

Termografinin Sığırların Cerrahi Hastalıklarında Kullanımı